TR
ovmak
Mary'nin kedisi o kadar tatlı ki onun kucağımda kıvrılıp yatmasını gerçekten umursamıyorum fakat pençeleriyle bacaklarımı ovmakta ısrar etme tarzı bana iğne yastığı gibi hissettiriyor.
Mary'nin kedisi o kadar tatlı ki onun kucağımda kıvrılıp yatmasını gerçekten umursamıyorum fakat pençeleriyle bacaklarımı ovmakta ısrar etme tarzı bana iğne yastığı gibi hissettiriyor.
Ellerimin avuç içlerini dizlerimi bükmeden yere değdirebilirim.
Hava güneşliyken çamaşır yıkamak zorundayım.
O, onlar onu görmesinler diye çalılıkların arkasına saklandı.
Beyin sadece karmaşık bir makinedir.
Habanero biberlerini kestikten sonra gözlerini ovalamamak için dikkatli ol.
Dişlerimi fırçalamak zorundayım.
Ağaçların büyümesini engelleyen bir fundalık sık sık yangın tarafından oluşturulur ya da genişletilir.
Yeri ovalamak için çıplak ellerini kullanma.
Dün gece dişlerimi fırçalamadan yattım.