LexiTurkTURKISH ↔ ENGLISH DICTIONARY

“run” in Turkish

24 Turkish translations
TR
koşmak

Ben istasyona kadar koşmak zorunda kaldım.

TR
koşu

Çeşitli koşullara uyum sağlamalısınız.

TR
işletmek

O, o zaman bir traktörü işletmekle meşguldü.

TR
koşma

Sana faydalı olmak amacıyla sana yaklaşan bir adam görürsen, hayatın için koşmalısın.

TR
parti

Partiye getirdiğim bira şişeleri gereksizdi; ev sahibinin ailesi bir bira fabrikasına sahipti.

TR
çay

Yarışı koştuktan sonra, Jane iki bardak arpa çayı içti.

TR
geçmek

Eğer acelem varsa burada caddeyi geçmekten kaçınırım.

TR
sürmek

Güneş kremi sürmek istemiyorsan, bu senin sorunun. Güneşte yandığın zaman bana şikayete gelme.

TR
dökmek

Bu onun kelimelere dökmek istemediği bir şeydi.

TR
idare etmek

Çocuğu idare etmekte büyük zorluk çekiyorum.

TR
ezmek

Bir sineği çıplak elinle ezmek zordur.

TR
bitmek

Bitmek bilmeyen yakınmalarından bıktım.

TR
kaçmak

Biz bu gece kaçmak zorundayız, yoksa çıldıracağım.

TR
eğilim

Çok hızlı konuşma eğiliminiz var.

TR
gitmek

Yatmaya gitmek zorundayım.

TR
tekrar

Daha sonra tekrar arar mısınız, lütfen?

TR
götürmek

Adam beni istasyona götürmek için zahmet etti.

TR
nakletmek

Başkalarının talihsizliğini nakletmek istemiyorum.

TR
seri

Gün daha serin olduğu için bir süveter giymek zorunda kaldım.

TR
çalışmak

Tek yapmanız gereken daha çok çalışmaktır.

TR
geçirmek

Hayatımın geri kalanını pişman olarak geçirmek istemiyorum.

TR
ilerlemek

Modern tıpta ilerlemek biraz zaman aldı.

TR
kullanmak

Hangi yatağı kullanmak istiyorsun?