Senin için günü mahvetmek istemedim.
“ruin” in Turkish
24 Turkish translationsTom bir viranede yaşıyor.
Çok fazla içmek hayatınızı bir harabe yapacaktır.
Uzaktaki antik kalıntıları görebilirsiniz.
Bir bebek çöken binanın yıkıntıları arasından sağ çıkarıldı.
Hiç ağını ören bir örümcek gördün mü?
Biz bu müzakereyi bozmak istiyoruz.
Kendimi okyanusun derinliklerine batırmak istiyorum, ki orada gözden kaybolup bir daha asla görünmeyeyim.
Romalılar, imparatorluklarının çökmesini istemediler; ama yaptılar.
Eski köprü yıkılma tehlikesi içinde.
Yeni davranış kurallarını ihlâl etmekten yakalanan gençler seyahat özgürlüğü haklarını kaybedecekler, ve bu hakkı geri almak için parasız toplum işini tamamlamak zorunda kalacaklar.
Koşullar altında iflâs kaçınılmazdır.
Köprünün tahrip olmasıyla, yüzmekten başka yapacak bir şey yoktu.
Tom bir viranede yaşıyor.
Onun günü harap olmak üzere.