LexiTurkTURKISH ↔ ENGLISH DICTIONARY

“right” in Turkish

24 Turkish translations
TR
düzeltmek

Öğretmenler öğrencilerinin kağıtlarındaki aynı hataları tekrar tekrar düzeltmekten bıkmış olmalı.

TR
sağ

1950'lerde, Finler dünyadaki en az sağlıklı diyetlerden birine sahip olarak belirtildiler.

TR
doğru

Bu ne yazık ki doğrudur.

TR
sağcı

Sağcılar çoğunlukla düzenleyici mevzuatı sevmezler.

TR
düz

Ben kusurlu bir insanım fakat bunlar kolaylıkla düzeltilebilen kusurlar.

TR
hak

Sanırım onun hakkında uzun süre düşündüğünde o farklıdır.

TR
muhafazakâr

Sendikanın muhafazakâr bir parti üzerinde baskın bir etkisi var.

TR
tabii

Tabii ki, ne mal, ne de posta ücreti geri döndü.

TR
dik

Dikkatlice bak. Nasıl yapıldığını sana göstereceğim.

TR
evet

Sadece "evet" ve "hayır" diyen biriyle bir konuşmayı sürdürmek zor.

TR
düzgün

Eğer bir hata yaparsanız, sadece düzgün bir şekilde çiziniz.

TR
aynen

Aynen öyle.

TR
dikey

Bu direk oldukça dikey değil.

TR
doğrultmak

O silahı bana doğrultmak istemiyorsun.

TR
hukuk

Yabancı hukuka uymak zorundaydık.

TR
tutucu

Her bakımdan Japonlar tutucudur.

TR
peki

Peki ya sen?

TR
değil mi

Bu çok büyük bir sürpriz değil, değil mi?

TR
çok

Siz benden daha çok formdasınız.

TR
sağlam

Çeşitli koşullara uyum sağlamalısınız.

TR
iyi

Çalışmanı bölmemek için elimden gelenin en iyisini yapacağım.

TR
gerçek

Ben gerçek bir balık değilim, ben sadece tamamen bir peluşum.

TR
yetki

Mahkûm uyuşturucu satıcısı ölüm cezasını ömür boyu hapis cezasına düşürtmek için yetkililere boyun eğmeye istekliydi.

TR
hakikat

Hakikati metanetle karşılaman iktiza eder.