LexiTurkTURKISH ↔ ENGLISH DICTIONARY

“living” in Turkish

14 Turkish translations
TR
canlı

Bazı sebeplerden dolayı geceleri daha canlı hissediyorum.

TR
yaşama

Sizinle yaşamamın yaşam tarzınızı etkilediğini düşünüyorum.

TR
ekmek

Sen bana ekmek almamı söylemeyi unuttun.

TR
sağ

1950'lerde, Finler dünyadaki en az sağlıklı diyetlerden birine sahip olarak belirtildiler.

TR
kuvvetli

Hafızan kuvvetli.

TR
faal

İş faaliyetlerimizi güçlendirmemiz için bunu yeniden organize etmeliyiz.

TR
geçim

O, şarkı söyleyerek geçimini sağlıyor.

TR
diri

Yılan diri mi yoksa ölü mü?

TR
zinde

Duştan sonra zinde hissettim.

TR
canlandırıcı

Kahvaltıdan önce bir yürüyüş canlandırıcıdır.

TR
yaşayan

Filler bugün yaşayan en büyük kara hayvanlarıdır.

TR
geçinme

Kıt kanaat geçinmek için çok çalıştık.

TR
yaşayanlara ait

Yaşam, yaşayanlara aittir ve yaşayan, değişim için hazırlanmalıdır.

TR
hayat tarzı

Paranın konuştuğu bu sert, küçük dünyada, onun hayat tarzı derin bir nefes taze hava gibi.