LexiTurkTURKISH ↔ ENGLISH DICTIONARY

“live” in Turkish

23 Turkish translations
TR
yaşamak

Doksan yıldan fazla yaşamak hiç ender değildir.

TR
canlı

Bazı sebeplerden dolayı geceleri daha canlı hissediyorum.

TR
oturmak

Sigara içilmeyen bölümünde oturmak istiyorum.

TR
geçirmek

Hayatımın geri kalanını pişman olarak geçirmek istemiyorum.

TR
diri

Yılan diri mi yoksa ölü mü?

TR
zinde

Duştan sonra zinde hissettim.

TR
geçinmek

Kıt kanaat geçinmek için çok çalıştık.

TR
hayat dolu

Yer yaratıcı genç insanlarla hayat doluydu.

TR
beslenmek

Amazon, çok sayıda kollardan beslenmektedir.

TR
yanan

Yan odada yanan bir şeyin kokusunu almıyor musun?

TR
parlak (renk)

Her zaman parlak renkli kravat takıyorsun.

TR
yaşayanlara ait

Yaşam, yaşayanlara aittir ve yaşayan, değişim için hazırlanmalıdır.

TR
patlamamış (bomba)

Patlayıcı madde imha ünitesi patlamamış bombayı güvenli bir şekilde imha etti.