Kendimi onun seviyesine düşürmeyeceğim.
“level” in Turkish
24 Turkish translationsSınıfınla aynı düzeye gelmek için çok çalışmalısın.
Ama cidden, ben gülerken bölüm 21 neredeyse beni ağlatıyordu.
Saçımı omuz hizasında kestirdim.
Tom yaşlanmıyor, level atlıyor sadece.
Öğretmenler öğrencilerinin kağıtlarındaki aynı hataları tekrar tekrar düzeltmekten bıkmış olmalı.
Ben kusurlu bir insanım fakat bunlar kolaylıkla düzeltilebilen kusurlar.
Su sıfır derecede donar, değil mi?
Meyve ve sebzeler dengeli bir diyet için gereklidir.
Tango, yatay arzuların dikey anlatımıdır.
Onun denemesi, sorunun sadece yüzeysel bir analizini yaptı, bu yüzden sınıfta en yüksek notu aldığında ona gerçekten büyük bir sürpriz olmuştu.
Her erkeğin işi, ister edebi ya da müzik ya da bir resim ya da mimari ya da başka bir şey olsun, her zaman kendisinin bir portresidir.
Biz farklı düzlemler üzerinde tartışıyorduk.
Biz aynı seviyedeyiz.