LexiTurkTURKISH ↔ ENGLISH DICTIONARY

“just” in Turkish

24 Turkish translations
TR
sadece

Sadece ne diyeceğimi bilmiyorum.

TR
adil

Adil ve makul olmadığından dolayı önerinizi kabul edemem.

TR
biraz önce

Yediden biraz önce görüşürüz.

TR
fakat

Antisosyal olabilirim fakat bu insanlarla konuşmadığım anlamına gelmez.

TR
demin

Paul demin aradı.

TR
adaletli

Biz o konuda her iki tarafa adaletli davranmalıyız.

TR
yalnızca

Yalnızca yüreğinin sesine kulak ver.

TR
ucu ucuna

Hiç ucu ucuna kurtuldun mu?

TR
açık ara

Bu, açık ara farkla onun romanlarının en ilgincidir.

TR
az önce

Okuldan az önce döndüm.

TR
doğru

Bu ne yazık ki doğrudur.

TR
tam

Ben gerçek bir balık değilim, ben sadece tamamen bir peluşum.

TR
yalnız

Yalnız olmak istememenin nedeni bu.

TR
hemen

İnsanlara "Lise yıllarında en çok pişman olduğunuz şey nedir?" diye sorduğumda, hemen hemen hepsi aynı şeyi söylerler: Zamanımızın çoğunu boşa harcadık.

TR
ancak

Telefonda sana ulaşmaya çalıştım,ancak bu mümkün olmadı.

TR
doğruluk

Onun söylediklerinde bir miktar doğruluk var.

TR
şimdi

Muiriel şimdi 20 yaşında.

TR
hemen hemen

İnsanlara "Lise yıllarında en çok pişman olduğunuz şey nedir?" diye sorduğumda, hemen hemen hepsi aynı şeyi söylerler: Zamanımızın çoğunu boşa harcadık.

TR
neredeyse

Bütün bir gün seni çevrim içi görmemem neredeyse beni korkuttu.

TR
adalet

Adalet duygun yok mu?

TR
kesin olarak

O, Cumaya kadar kesin olarak bize kararını bildireceğini söyledi.

TR
haklı

Haklı olduğunu düşünmem gerekiyor.