Kelimeler konusunda ne yapacağımı bilmiyorum.
“issue” in Turkish
24 Turkish translationsOdada şapkanı çıkarmak zorundasın.
Sanırım astlarıma öğüt dağıtmak zorunda olduğum yaşa ulaştım.
Oraya gidip gitmeyeceğimize karar vermek sana bağlı.
Sonuçlara bağlı kalmalısın.
Her günün bir neticesi vardır.
İnişler ve çıkışlar vardır hayatta.
Sen gelecek nesile aitsin.
Adam fakir olarak doğmaktan utanıyordu.
Acele yok; meseleyi düşünmek için beş gününüz var.
O sadece ilginç bir dizi makale yayınladı.
Toptan satış tabakaları ile karakterize edilen Japon dağıtım sistemi karmaşık ve masraflıdır.
Avustralya çok miktarda yün ihraç etmektedir.
Öyleyse bir sorun var...
Derginin son basımı gelecek pazartesi yayınlanacak.
Nehir bir göle boşalmaktadır.
O, oğlunu iyi bir eğitim ile donatmak istiyor.
Telefon çaldığında dışarı çıkmak üzereydim.
Eğitimin zorunlu karakteri çocukların içinde öğrenme arzusu geliştirmek için çeşitli şekillerde çalışmaya adanmış işlerin çokluğunda nadiren analiz edilir.
O TV istasyonu sadece film yayınlamaktadır.