Eğer onu kolundan yakalamasaydı, göletin içine düşmüş olacaktı.
“in” in Turkish
24 Turkish translationsMatematik aşk gibidir - basit bir fikir fakat o içinden çıkılmaz hale getirilebilir.
Yine de büyük olasılıkla ne olacağını tahmin edebilirsin.
Günün birinde Wikipedia'da "viegra"'ya bakacağımı düşünmemiştim.
Biz New York'ta onlara rastladık.
Paris'te öğretim yapmak istiyorum.
Yine de büyük olasılıkla ne olacağını tahmin edebilirsin.
Günün birinde Wikipedia'da "viegra"'ya bakacağımı düşünmemiştim.
E yani?
Hasta hissediyorum ama böyle iken dışarı çıkmak istiyorum.
Bahse girerim ki sen sapıkça bir şey düşünüyordun.
Benimle dans etmek ister misin?
Bir şeyler deneyelim!
Çok yorgun olduğum için öğle yemeği molası sırasında biraz uyudum.
Bu €30'a mal olacak.
Mutsuz oldum fakat kendimi öldürmedim.
Kaç tane yakın arkadaşın var?
O Arjantinli ve tenis dersleri veriyor.
O çok bariz olduğu için onu nasıl kanıtlayacağımı bilmiyorum.
Kraliyet ailesi İmparatorluk Sarayı'nda yaşıyor.
Komünizm, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde uygulanmış sistemdir.
Lütfen gazı kaçmadan önce birayı iç.
Onların iletişimi düşündüğümüzden çok daha karmaşık olabilir.