Partiye getirdiğim bira şişeleri gereksizdi; ev sahibinin ailesi bir bira fabrikasına sahipti.
“home” in Turkish
24 Turkish translationsTom, memleketine geri döndü.
Yurt dışına gitmek ister misin?
"Yuvarlanan taş yosun tutmaz" bir atasözüdür.
Biz bugünün genç insanlarına vatanseverlik aşılamalıyız.
Evde kalacak mısın?
Eve doğru koşan siyah bir kedi gördüm.
Neden eve gitmiyoruz?
Tom'un bir bomba yerleştirmek için çok fırsatı vardı.
Evsiz, serin sağanaktan korunmak için sığınak aradı.
İnsanların açlık çektiği yerler varken, Japonya'da birçok yiyeceğin atıldığı bir sürü meskenlerin ve restoranların olması yüz kızartıcı bir gerçektir.
Paranın konuştuğu bu sert, küçük dünyada, onun hayat tarzı derin bir nefes taze hava gibi.
Havaalanında saatli bir bomba patladı, on üç kişi öldü.
Biz erkekler kadınları beklemeye alışkınız.
Bahçe, iki eve aittir.
Tokyo'ya gelmeden önce, Bay Sato memleketinde bir süpermarket çalıştırdı.
Polis sana mermileri bulduracak.