TR
durmak
Sen sadece kapının önünde durmak zorundasın. O kendi kendine açılacak.
Sen sadece kapının önünde durmak zorundasın. O kendi kendine açılacak.
Tünelde duraklamak yasaktır.
Frenin işlevi arabayı durdurmaktır.
Bana bunu kesmek için ödünç bir şey ver.
Ayılar uyuduğunda ya da uzandığında onların duruşları ısıdan kurtulmak ya da onu korumak isteyip istemediklerine bağlıdır.
Çok yorgun olduğum için öğle yemeği molası sırasında biraz uyudum.
Tren durmadan önce kapıyı açma.
Müzikte veya konuşmada, bir duraklama sık sık dramatik bir etki için kullanılmaktadır.