Yatmaya gitmek zorundayım.
“go” in Turkish
24 Turkish translationsGo oynamak tek eğlencem.
Şiddetli yağmur yağıyordu fakat o arabayla gezmekte ısrar etti.
Yalnız olmak istememenin nedeni bu.
Kötü alışkanlıklara düşmek kolaydır.
Eğer acelem varsa burada caddeyi geçmekten kaçınırım.
Hafızan kuvvetli.
Kollarımı onun boynuna sarmak istedim.
Beni gece çok geç saatte aramak zorunda değildin.
Çocuğu idare etmekte büyük zorluk çekiyorum.
Kurallara uymak zorundasın.
Tren istasyondan ayrılmak üzereydi.
Dışarı çıkmakta serbestsin.
Bilim, dikkatli gözleme dayanmaktadır.
Tek yapmanız gereken daha çok çalışmaktır.
"Hamlet"'in şimdiye kadar yazılan en ilginç oyun olduğu söylenilmektedir.
Yakın gelecekte bir enerji krizi olacak.
Modern tıpta ilerlemek biraz zaman aldı.
Ben bu fikri öğrencilerin kafalarına işlemek niyetindeyim.
Yağmur çiselemeye başladığında, evi terketmek üzereydim.
Sadece ona biraz yardım etmek zorundasın.
Gidiş dönüş mü? Sadece tek yön.