TR
rahatsız etmek
Öyleyse seni rahatsız etmek yerine sudoku oynayacağım.
Öyleyse seni rahatsız etmek yerine sudoku oynayacağım.
Mary'nin kedisi o kadar tatlı ki onun kucağımda kıvrılıp yatmasını gerçekten umursamıyorum fakat pençeleriyle bacaklarımı ovmakta ısrar etme tarzı bana iğne yastığı gibi hissettiriyor.
Yurt dışında yaşamaktan hiç rahatsızlık hissetmiyor musun?
Oğluna kızımı taciz etmekten vazgeçmesini söyle.
Isıtmak için ellerime üfledim.
Rahatsız olmak istemiyorum.