LexiTurk← Dictionary

Turkish words: T

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • türe
  • türedi
  • türeme
  • türemek
  • türemiş
  • türenti
  • türeten kimse.
  • türetilmemiş
  • türetme
  • türetmek
  • türev
  • türev fonksiyonu
  • türev.
  • türevsel denklem
  • Türingiya
  • Türk
  • Türk Cumhuriyeti
  • Türk Cumhuriyetleri
  • Türk dili
  • Türk dilleri ailesi
  • Türk kahvesi
  • Türk lirası
  • Türk. Turk'ism Türkçülük
  • Türki
  • Türki dil
  • Türkistan
  • Türkistanlılık
  • Türkiye
  • Türkiye Cumhuriyeti
  • Türkiye Futbol Federasyonu
  • Türkiye. Turkey red kırmızı kökboyası. Turkey stone firuze
  • Türklere özgü deyiş veya adet.
  • Türkleştirme
  • Türkleştirmek
  • Türklük
  • Türkmen
  • Türkmence
  • Türkmenistan
  • Türkmenistan Cumhuriyeti
  • Türkoloji
  • Türkolojik
  • türkuvaz.
  • Türkçe
  • Türkçe biliyor musun?
  • Türkçe biliyor musunuz?
  • Türkçe bilmiyorum
  • Türkçe konuşuyor musun?
  • Türkçe konuşuyor musunuz?
  • Türkçe.
  • Türkçe. Turkish bath alaturka hamam. Turkish carpet Türk halısı. Turkish delight lokum
  • Türkçülük
  • Türkî
  • türkü
  • türleri karışmak
  • türlü
  • türlü silislerin genel adı. quartz crystal kuvars kristali
  • türlü türlü
  • türünün tek örneği
  • tüs
  • tüten
  • tütmek
  • tütsü
  • tütsüleme
  • tütsülemek
  • tütsülemek. smoke bomb sis bombası. smoke out gizlenmiş bir adam veya işi meydana çıkarmak
  • tüttürmek
  • tütü
  • tütün
  • tütün dumanı
  • tütün dumanım ağızdan çıkarmak. take a whiff bir nefes çekmek
  • tütün içen kimse
  • tütün içmek
  • tütün parçası
  • tütün veya çay yaprağı
  • tütün yaprağı demeti. hand and foot bütün isteklerini karşılamak üzere
  • tütün yaprağının orta damarını çıkarmak
  • tütün çiğnemek
  • tütüncü
  • tüvit.
  • tüy
  • tüy bayrağı
  • tüy gibi hafif
  • tüy kalem
  • tüy sorguç
  • tüy sıklet
  • tüy takmak
  • tüye benzer. plumosity tüylülük.
  • tüylendirmek
  • tüylenmek
  • tüyler ürpertici
  • tüyler ürpertici.
  • tüyler ürpertici. grisliness dehşet
  • tüyleri henüz bitmiş yavru kuş
  • tüyleri ürpermek
  • tüylerini yolmak
  • tüylerle süslemek
  • tüylü
  • tüylü oyuncak ayı.
  • tüylü top
  • tüylü toplarla ve küçük raketlerle oynanan bir çeşit oyun.
  • tüyme
  • tüymek
  • tüymek. powdery tozlu
  • tüymek. Scram ! Defol !
  • tüymek. take arms silâha sarılmak. take a shot nişan almak
  • tüyo
  • tüysüz
  • tüytop
  • tüyü dökülmüş.
  • tüze
  • tüzeci
  • tüzel
  • tüzel kişi
  • tüzük
  • tıbbi
  • tıbbi hata
  • tıbbi kayıt
  • tıbbi muayene. check valve emniyet valfı.
  • tıbbi çanta
  • tıbbi. medicinally ilâç vasıtasıyle.
  • tık
  • tıka basa doldurmak
  • tıka basa yemek
  • tıkalı
  • tıkama
  • tıkamak
  • tıkanma
  • tıkanmak
  • tıkanmış
  • tıkanık
  • tıkanıklık
  • tıkayarak sokmak
  • tıkaç
  • tıkaç ile kapamak
  • tıkaç koymak
  • tıklama tuzağı
  • tıklamak
  • tıklatmak
  • tıkmak
  • tıknaz
  • tıkınmak
  • tıkınmak. stuff and nonsense baştan aşağı saçma
  • tıkırdamak
  • tıkırdatma.
  • tıkırdatmak
  • tıkırdayan
  • tıkırtı
  • tıkırında götürmek
  • tıkız
  • tıkıştırmak
  • tılsım
  • tılsım.
  • tılsımlı bir cümle veya duanın okunması. charmless cazibesiz.
  • tımar
  • tımar etmek
  • tımarhane
  • tımarlamak
  • tınaz
  • tınaz.
  • tıngır
  • tıngırdamak
  • tıngırdatma
  • tıngırdatmak
  • tıngırtı
  • tınlama. resonance box keman gövdesi gibi sesi şiddetlendiren kutu. resonant sesi aksettiren
  • tınlaç
  • tını
  • tıp
  • tıp bacısı
  • tıp bilimi
  • tıp fakültesi
  • tıp öğrencisi.
  • tıpa
  • tıpa tıp
  • tıpa tıp aynı
  • tıpalamak
  • tıpalanmış
  • tıpatıp
  • tıpkı
  • tıpkı.
  • tıpkıbasım
  • tıpkısı
  • tıpkıçekim
  • tıpırtı
  • tır
  • tır şöförü
  • tırabzan
  • tırabzan koymak
  • tırabzan parmaklığı.
  • tırabzan.
  • tıraş
  • tıraş bıçağı
  • tıraş bıçağı. razor clam
  • tıraş eden kimse
  • tıraş etmek
  • tıraş fırçası
  • tıraş köpüğü
  • tıraş makinası. ustura ile kesmek veya tıraş etmek. razor blade ustura ağzı
  • tıraş makinesi
  • tıraş olmak
  • tıraşlamak
  • Tırhala
  • tırmalama
  • tırmalamak
  • tırmalanmak
  • tırmanacak yer
  • tırmanan sarmaşık
  • tırmanarak gitme
  • tırmandırma siyaseti
  • tırmanma
  • tırmanma. climb down inmek
  • tırmanmak
  • tırmanış
  • tırmaşık kuşugiller
  • tırmık
  • tırmık çekmek
  • tırmıklama
  • tırmıklamak
  • tırnak
  • tırnak altındaki hassas et
  • tırnak bıçağı
  • tırnak izi
  • tırnak içine almak
  • tırnak işareti
  • tırnak işareti.
  • tırnak kadar şey
  • tırnak makası
  • tırnak törpüsü
  • tırnaklı
  • tırpan
  • tırpan veya orak ile biçmek
  • tırpana
  • tırpancı
  • tırpanla biçmek.
  • tırtıklı
  • tırtıl
  • tırtılları yaprak kemiren zararlı bir böcek. sappers and miners askeri mühendisler
  • tırtıllı
  • tırtılyiyen
  • tırıs
  • tırıs gitmek
  • tıslamak
  • tıynet
  • tığ
  • tığ ile işlemek. crochet hook tığ.
  • tığ işi kare
  • tığ. hypodermic needle enjeksiyon iğnesi
  • tığla işlenen dantel
← PreviousPage 20 of 20