Turkish words: S
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- sıçanyolu ile ilerlemek
- sıçayım!
- sıçkı
- sıçmak
- sıçrama
- sıçrama tahtası
- sıçramak
- sıçramak. dash off acele gitmek
- sıçramak. fling away dışarı atmak
- sıçramak. spring back geriye tepmek veya sıçramak. spring forth sürüp meydana çıkmak
- sıçramak. vault'ing horse sporda kullanılan kasa
- sıçramaya hazır
- sıçratma
- sıçratmak
- sıçratmak. dance in attendance birinin etrafında dört dönmek.
- sıçratmak. jerk out kesik kesik ve hızlı söylemek.
- sıçratmak: çamurlamak
- sıçratılmış çamur veya su
- sıçrayan şey veya kimse
- sıçrayarak geçmek
- sıçrayarak gitmek
- sıçrayarak.
- sıçrayıcı örümcek
- sıçrayıp binicisini sırtından atmak
- sıçrayıp oynamak
- sıçrayıp oynayan kız çocuk
- sıçrayış
- sıçtık!
- sıçıp sıvamak
- sıçıyım!
- sığ
- sığ suda gezinmek
- sığ yer
- sığ yerden yürüyerek geçmek. fordable yürüyerek geçilebilir.
- sığa
- sığalık
- sığamsal
- sığdırmak
- sığla
- sığla ağacı
- sığlaşmak
- sığlaştırmak. shallow breathing soluma.
- sığlık
- sığlık.
- sığmak
- sığn
- sığın
- sığınacak yer
- sığınak
- sığınak barinak
- sığınak. right of sanctuary iltica hakkı
- sığındırmak
- sığınma
- sığınma hakkı
- sığınmacı
- sığınmak
- sığınmak. put one' shoulder to the wheel büyük gayret sarfetmek
- sığınmak. shelterless açık
- sığınmak. wild life sanctuary yabani hayvanların korunduğu yer.
- sığınmış
- sığınık.
- sığır
- sığır balıkçılı
- sığır eti
- sığır kıyması
- sığır sineği
- sığır vebası
- sığır çobanı
- sığırcık
- sığırcık kuşu
- sığırcıkgiller
- sığırcılık
- sığırdili
- sığırkuyruğu
- sığırtmaç
- sığırtmaç.
- sığırın boynu ile kürek kemiği arasmdaki kısım
- sıırtmaç.
- sş bu kahraman gibi çılgınca hareket eden go berserk çıldırmak