Turkish words: S
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- suda yaşar
- suda yüzen
- suda çözünen
- sudak
- Sudan
- Sudan Cumhuriyeti
- sudan.
- Sudan. Sudanese Sudanlı.
- Sudanlı
- sudoku
- suet
- sufi
- sufi metafiziği
- sufle
- sufle etmek.
- suflör
- suflörlük etmek. prompt'book suflörün defteri. promp'ter suflör.
- sugar tree özünden şeker çıkarılan isfendan akçaağaç
- sugeçirmez hale koymak.
- sugeçirmez yapmak
- suhulet
- suibriğigiller
- suiistimal
- suiistimal etmek
- suiistimal etmek.
- suiistimal.
- suikast
- suikast teşebbüsünde bulunmak
- suikast yapmak
- suikastçı
- suikastçı.
- suistimal
- suistimal etmek
- suitableness uygunluk. suitably uygun bir şekilde
- suizan uyandıran
- sukabağı
- sukun
- sukunet
- sukunet huzur
- sukut
- sula
- sulak
- sulak alan
- sulama
- sulama kabı
- sulama kovası
- sulamak
- sulamaç. street sweeper sokakları süpüren kimse veya makina.
- sulandırmak
- sulandırıcı
- sulandırılmış: hadım edilmiş. cut and dried evvelden hazırlanmış
- sulanma
- sulanmak
- sularında. be along varmak
- Sulawesi peçeli baykuşu
- Sulawesi çakır kuşu
- sulayan
- sulayıcı
- sulh
- sulh dönemi.
- sulh olma
- sulh with one accord hep birlikte of one's own accord kendiliğinden
- sulhsever
- sulhta
- sulhçu
- sultan
- sultan papağanı
- sultaniye kirazı
- sultanküpesi
- sultanlık
- sulu
- sulu boya
- sulu göz
- sulu gözlü
- sulu hamur
- sulu mutfak artığı
- sulu sepken
- sulu yulaf lapası.
- sulu çamur
- sulu çamur gibi.
- sulu: sıvı veya gazlı madde. fluid'ity akıcılık
- suluboya.
- sululuk
- sululuk.
- suluzırtlak
- sumak
- Sumatra
- Sumatta.
- sumen. writing paper yazı kağıdı.
- Sumer
- Sumgayıt
- sumrugiller
- sun'î zekâ
- suna
- sunak
- Sunda dili
- Sunda çamurcunu
- Sunday.
- sundurma
- sungur
- suni
- suni fark.
- suni gübre
- suni halusinojen bir madde.
- suni köpük.
- suni liman.
- suni olarak
- suni olmayan
- suni seylâp yapma
- suni solunum
- suni teneffüs
- suni vaziyet vermek veya almak.
- suni.
- sunma
- sunmak
- sunmak için hazırlamak
- sunmak. subject to maruz kılmak
- sunroof
- sunta
- sunu
- sunucu
- sunulabilir
- sunulan şey
- sunulma
- sunum
- sunuş
- sunuş.
- suoku
- supap
- superficialness yüzeyde kalış
- superfluousness fazlalık
- Superior Gölü
- Superman
- supplemen'tary ilâve olan
- supya
- sur
- sur ile çevirmek.
- surahi
- surat
- surat asma
- surat asmak
- surat buruşturma. mouth organ ağız mızıkası
- surat.
- suratle hareket etmek veya davranmak
- suratlı
- suratsız
- suratsız Iık
- suratsız.
- suratsız. morosely suratslzca. moroseness suratslzlık.
- surdin kullanmak
- surdin. deaf mute hem sağır hem dilsiz kimse. mutely sessizce
- surdurulebilir
- sure
- surekli
- suret
- suret çıkarmak
- suret.
- suret. carbon black is
- suretini almak. extractable çıkarılabilir. extractor sökücü
- suretini takınmak
- suretini çıkarmak
- suretle
- surgun
- Surinam
- Surinam Cumhuriyeti
- Surinamlı
- Suriye
- Suriye Arap Cumhuriyeti
- Suriye kanaryası
- Suriye. Syrian Suriyeli
- Suriyeli
- suru
- Suruç
- surüp gitmek
- sus
- sus payı
- sus payı. hush up örtbas etmek
- sus sesi.
- Susa
- susadım
- susak
- susam
- Susam Sokağı
- susam yağı
- susamak
- susamiş
- susamuru
- susamış
- susceptibleness hassasiyet
- suskun
- suskun.
- suskun. tacitur'nity sessizlik
- suskunlaşmak
- suskunluk
- suskunluk.
- suskunluk. taciturnly sükutla
- suskunlukla.
- susma
- susmak
- susmak. give it to azarlamak
- susmalık
- susmuş olarak. muteness suskunluk.
- sussüz olarak. plainness düzlük
- sustalı bıçak.
- sustalı çakı
- susturma
- susturmak
- susturmak.
- susturmak. appeasable teskin olunabilir
- susturmak. muzzle velocity kurşunun tüfek ağzından çıktığı zamanki hızı.
- susturmak. tie the knot evlenmek
- susturmak. withering solan
- susturucu
- susulu
- susuna
- susup beklemek. run low bitmek üzere olmak. search high and low her yerde aramak.
- susuz
- susuz olmak
- susuzluk
- susuzluk çekmek
- sutavuğu
- sutaşı
- sutaşır
- sutopu
- sutyen
- Suudi
- Suudi Arabistan
- Suudi Arabistan Krallığı
- Suudi Arabistanlı
- suvare
- suvari
- suvarma
- suvarmak
- suvarılmak
- suvat
- suver-i tabii
- suya ait
- suya atlamak
- suya atılış
- suya bastırmak
- suya batırmak
- suya benzer
- suya boğmak
- suya dalan birkaç çeşit kuş
- suya daldırmak
- suya düşmek
- suya düşürmek.
- suya indirme
- suyla örtülü
- suylakesim