Turkish words: M
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- manikür
- manikür yapmak. manicurist manikürcü.
- manikürcü
- Manila
- Manila keneviri
- maniolmak
- maniple
- manipulatör.
- manipülasyon
- manipülatör
- manipüle etmek
- Manisa
- Manisa lâlesi
- manive!a ile kaldırmak veya hareket ettirmek veya etmek.
- manivela
- manivela ile açmak
- manivela ile kaldırmak veya açmak
- manivela ile kaldırmak veya çekmek. purchasable satın alınır
- manivela kolu
- manivela kudreti
- manivela mesnedi.
- mankafa
- mankafa kimse.
- mankafa. opaqueness şeffaf olmayış
- manken
- Manksça
- manolya
- manolyagiller
- manometre
- manometre. pressure group hükümete tesir etmeye çalışan nüfuzlu grup
- manosphere
- mansiyon
- mansiyon. Don't mention it Bir şey değil efendim Estağfurullah. make mention of zikretmek
- mantar
- mantar ağacı
- mantar bilimi
- mantar gibi büyüme. mushroom town birdenbire büyüyen kasaba. field mushroom kuzugöbeği
- mantar hastalığı
- mantar kavı
- mantar kokusu ile bozulmuş
- mantar meşesi
- mantar tabancası
- mantar toplamak
- mantar özü
- mantar, tıpa
- mantara benzer bir maddeden yapılmış güneş şapkası. helmeted migferli.
- mantardan yapılmış. cork oak dış kabuğundan şişe mantarı yapılan bir cins meşe ağacı
- mantarla kapamak tıpalamak
- mantarlar
- mantarsı
- mantarımsı
- mantarımsı şey: türedi şey veya kimse
- manto
- mantı
- mantık
- mantık evliliği
- mantık ilmi
- mantık ve muhakeme ile yapılmış. judiciously mantıklı bir şekilde
- mantıka ait
- mantıki
- mantıki nicelik
- mantıki olarak sonuç çıkarmak
- mantıkla uğraşan kimse.
- mantıkla.
- mantıklı
- mantıklı düşünüş
- mantıklı kılmak
- mantıklı olarak.
- mantıklılık. legitimately kanuni surette
- mantıksız
- mantıksız. brutally vahşi bir şekilde. brutal'ity vahşilik.
- mantıksızlık
- mantıkçı
- mantığa aykırı
- mantığa aykırı.
- mantığa göre açıklamak
- Manus peçeli baykuşu
- manyak
- manyak kimse
- manyaklık
- manyetik
- manyetik akı
- manyetik alan
- manyetik alan öIçü birimi.
- manyetik alan. magnetic induction temas olmadan bir mıknatısın diğer bir madene tesir etmesi. magnetic needle pusula iğnesi
- manyetik disk
- manyetit
- manyetizm
- manyetizma
- manyetizmaya ait. magnetic coil mıknatıs bobini magnetic field mıknatısın tesir alanı
- manyeto
- manyok
- manyok kökünden çıkarılan nişasta.
- manzara
- manzara kabilinden
- manzara-i tabii
- manzum
- manzume
- manzumeler
- Mançu
- Mançuca
- Mançurya
- Mançurya turnası
- Manş
- Manş Denizi
- Manş Dili
- manşet
- manşon
- Maocu
- Maoculuk
- Maoizm
- Maori dili
- Maorice
- mapa
- mapusa düşmek
- mapushaneye düşmek
- Mar
- Marakeş şehri
- maral
- marangoz
- marangoz rendesi
- marangozhane
- marangozluk
- marangozluk etmek
- maranta
- Marathi dili
- maraton
- maraton.
- maratoncu
- maraz
- maraz.
- marazi
- Mardin
- mareşal
- Marfan sendromu
- margarin
- margarin.
- margarit
- Mari dili
- Mariana Adaları kargası
- Mariana Takımadaları
- Mariana Çukuru
- Maribot Belediyesi
- Maricopa dili
- marifet
- marifet.
- marifet. science fiction bilimkurgu
- marifetli
- marifetli.
- marine
- marine etmek
- Maritime
- mariz
- marj
- marjinal fayda
- mark
- marka
- markacı
- markasını koymak
- market
- market arabası
- marketing
- marketler zinciri
- marki
- marki.
- markilik
- markiz
- markizet
- Markos.
- Marksizm
- Marmara Denizi
- marmelat
- marmelat.
- marn
- maron. candied chestnut kestane şekeri. horse chestnut at kestanesi.
- mars
- mars etmek
- marseyez
- Marshall Adaları
- Marshall Adaları Cumhuriyeti
- Marsilya
- Marsilya ile Cenova arasında plajlarıyle meşhur sahil.
- marsık
- mart
- mart ayı.
- martaval
- martaval atmak
- martavalcı kimse.
- martavalcı kimse. fourfold dört kat. fourfooted dört ayaklı. fourhanded dört elli
- martini
- Martinik
- Martinikli
- martı
- martı. blackheaded gull
- maruf
- marul
- marul sütü
- marulcuk
- marur
- maruz
- maruz bırakmak
- maruz kalma
- maruz kalmak
- maruz kalmak. receiving line teşrifatçılar.
- maruz olan kimse
- maruz olma
- maruziyet
- Marx
- Mary vilayeti
- Mary'nin eline su dökemez. burn the candle at both ends fazla çalışmak
- marya
- marya. ewe Iamb dişi kuzu
- Maryland
- Maryland County
- maryonet
- marzipan
- marş
- marş motoru
- Marşal Adaları
- marşandiz
- marşpiye
- mas
- masa
- masa oyunu
- masa tablası
- masa tenisi
- masa örtüsü
- masa.
- Masai
- masaj
- masaj yapmak
- masaj yapmak. kneader hamurkâr. kneading trough hamur teknesi.
- masajcı
- masal
- masalcı
- masapan
- masat
- masaya koymak
- masaüstü
- masaüstü bilgisayar
- maserasyon
- masif
- maskara
- maskarallk
- maskaralık
- maskaralık absurdly esassız olarak
- maskaralık kabilinden.
- Maskat
- maske
- maske ile örtmek