Turkish words: L
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- lökoplast
- lökosit
- lökositoz
- lökün
- lösemi
- Lübnan
- Lübnan Cumhuriyeti
- Lübnan dağları. Lebanese Lübnanlı.
- Lübnan'da Sur şehri. Tyrian eski Sur şehrine ait
- Lübnan'ın baskenti.
- Lübnanlı
- lüfer
- lügat
- lügatçe
- lük
- lüks
- lüks hayata alıştırmak pohpohlamak
- lüks hayata dalma
- lüks şey
- lükse ait
- Lüksemburg
- Lüksemburg Büyük Dukalığı
- Lüksemburg kantonu
- Lüksemburg, Belçika
- Lüksemburg.
- Lüksemburgca
- Lüksemburglu
- lüle
- lüle taşı
- lületaşı
- lületaşı pipo.
- lületaşı. sea food deniz ürünü
- lümen
- lüpletmek
- lütesyum
- lütfen
- lütfen bana yardım edin
- lütfen benden sonra tekrar ediniz
- lütfen benden sonra tekrar et
- lütfen daha yavaş konuş
- lütfen daha yavaş konuşun
- lütfen sağa dönün
- lütfen sola dönün
- lütfen tekrar söyle
- lütfen tekrar söyleyin
- lütfen tuzu uzatın
- lütfen yerine otur
- lütfetmek
- lütuf
- lütufkar.
- lütufkar. beneficently iyilik ederek.
- lütufkâr
- lüzum
- lüzum ihtiyaç
- lüzumlu
- lüzumsuz
- lüzumsuz eşya ile doldurmak.lumber room ing. sandık odası.
- lüzumsuz olarak
- lüzumsuz resmi muamele. have something taped sardırmak
- lüzumsuz söz tekrarı.
- lüzumsuz yere halinden şikayet. whin'ingly sızlanarak
- lüzumsuz yere tekrarlayan.
- lüzumundan fazla
- lık