Turkish words: L
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- Leeds
- Leeds Şehri
- Lefkoşa
- Lefkoşalı
- leg'ibleness okunaklılık
- legato
- legen
- legislature.
- legitimateness kanuna uygunluk
- Leh
- lehim
- lehim lambası
- lehimleme
- lehimlemek
- lehinde
- lehinde konuşarak yardımcı olmak
- lehine
- Lehistan
- Lehistan.
- lehte
- lehte ve aleyhte olanlar
- Lehçe
- Lehçe.
- Leicester
- Leipzig
- lejant
- lejyon
- leke
- leke gagalı ördek
- leke sürmek
- lekelemek
- lekelenmek
- lekeler
- lekeleyici. scandalously rezilcesine. scandalousness rezalet
- lekeli
- lekeli humma. yellow fever sarı humma. fevered ateşli
- lekeli.
- leken
- lekesiz
- lekesiz: beyazlar giymiş
- leksikografi
- leksikoloji
- lektör
- Lekçe
- Lena
- lenduha gibi
- lenf
- lenf sistemi
- lenfatik
- lenfatik sistem
- lenfoma
- lenfosit
- lenger
- lenger atmak. anchorable demirlenebilir. anchoringplace demirleme yeri.
- lenger pabucu
- lengüist
- lengüistik
- leniency yumuşaklık. leniently yumuşaklıkla.
- Leninci
- Lenincilik
- Leningrad
- Leningrad eyaleti
- Leninizm
- Lenkeran
- lens
- lens.
- lent çıkaran
- lento
- leopar
- lepiska
- lepistes
- lepra
- lepton
- lerze
- Lesbian homoseksüel kadın
- lesbianism sevicilik.
- Lesotho
- Lesotho.
- Lesoto
- Lesoto Krallığı
- Lesotolu
- less veya lesser
- let alone honor
- let be karışmamak
- let off steam islim salıvermek
- let. without let or hindrance hiç bir engelle karşılaşmadan.
- letafet
- letarji
- Leton
- Letonca
- Letonya
- Letonya Cumhuriyeti
- Letonya Cumhuriyeti.
- Letonya'nın başşehri.
- Letonyalı
- lev
- Levant
- Levanten
- levazım
- levazımını tedarik etmek .store away biriktirip saklamak. store up biriktirmek
- level
- levha
- levirat
- levrek
- levreksiler
- levye
- Leydi
- leylak
- leylak ağacı veya çiçeği
- leylak rengi
- leylak rengindeki.
- leylek
- leylek otu
- leylekayağı
- leylekburnu
- leylekgagası
- leylekgiller
- leyleksiler
- leyli mektep.
- leyli mektep. business school ticaret okulu. day school gündüzlü okul
- lezbiyen
- lezbiyenlik
- Lezgi
- Lezgice
- leziz
- leziz.
- lezizdi
- lezyon
- lezzet
- lezzet sevinç
- lezzet veren acılık
- lezzet veren şey
- lezzet vermek
- lezzet vermek için baharat katmak
- lezzeti olmak
- lezzetinden hoşlanmak
- lezzetlendirmek
- lezzetli
- lezzetli şey
- lezzetli.
- lezzetlilik
- lezzetliydi
- lezzetsiz
- lezzetsiz kuru yiyecek
- lezzetsiz. flavorsome
- lezzetsizlik
- leğen
- leğen.
- leş
- leş gibi veya leşe ait
- leş kargası
- leş kokusu.
- leş yiyen. carrion crow leş kargası
- leşker
- LGBT
- LGBTT
- li
- liberal
- liberal kılmak
- liberalizm
- liberasyon
- Liberya
- Liberya Cumhuriyeti
- Liberya' nın başkenti.
- Liberya.
- Liberyalı
- libido
- libido.
- libre
- libretto
- Libya
- Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi
- Libya Çölü
- Libya.
- Libyalı
- Lidce
- lider
- liderlik
- liderlik.
- Lidth alakargası
- Liechtenstein
- Liechtenstein.
- lif
- lif gibi
- Lifle Dağıtılan Veri Arayüzü
- lifli
- lift
- liften yapılmış. fibroid tumor lifli tümör.
- lig
- ligaman
- ligament
- ligaz
- lightning rod yıldırımsavar
- lignin
- Ligurya
- Ligurya dili
- Lihtenştayn
- Lihtenştayn Prensliği
- Lihtenştaynlı
- Lihtenştaynlılık
- lik
- likeable hoşa giden
- liken
- likenler
- likidite
- likit
- Likya
- likör
- lila rengi
- Lillehammer
- lim
- lim aromalı
- lim ağacı
- lim rengi
- lim sulu
- lim yeşili
- Lima fasulyesi
- Lima ili
- Lima.
- liman
- liman dalgası
- liman kenti
- liman reisi
- liman şehri. port authority. liman otoritesi
- limana doğru
- limana giriş veya çıkış izni almak. clear away kaldırıp götürmek
- limana girmek .
- limana varmak
- limanlarda hırsızlık eden serseri. water rights su kullanma hakkı. water snake su yılanı
- Limburgca
- limit
- limited şirket
- limitet şirket
- limitsiz
- limli
- Limni
- limnoloji
- limon
- limon ağacı
- limon melisa otu
- limon otu
- limon rengi
- limon sarısı
- limon suyu
- limon tuzu
- limonata
- limoni
- limoni göğüslü tohumcul
- limoni.
- limonlu gazoz