Turkish words: K
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- kara piyasa
- kara sakız
- kara sarılık.
- kara sevdalı
- kara sinek
- kara sinekkapan
- kara suları
- kara sumru
- kara sırtlı kuyrukkakan
- kara sırtlı martı
- kara sırtlı çakır kuşu
- kara sığır
- kara tahta
- kara teğ- menliği
- kara toprak
- kara toygar
- kara tuygun
- kara ulaşımı
- kara yel
- kara yolu
- kara yonca
- kara yosunları
- kara yosunu
- kara yüzlü aynak
- kara yüzlü kanarya
- kara çakır kuşu
- kara çalmak
- kara çaylak
- kara çeneli iskete
- kara ölüm
- karaardıç
- Karaayak dili
- karaağaç
- karaağaçgiller
- karabasan
- karabasan.
- karabat
- karabatak
- karabatak kuşu
- Karabağ
- karabaş
- karabaş martı
- karabaş patka
- karabaş ötleğen
- karabaş. parish priest mahalle papazı.
- karabaşlı iskete
- karabet
- karabiber
- karabibergiller
- karabina
- karabinyer
- karaborsacı
- karaboya
- karaboya.
- karaboğazlı ötleğen
- karabuğday
- karabuğdaya benzer bir ot. patience dock labada
- Karabük
- karaca
- karaca derisi
- karaca eti.
- karaca kemiği
- karacaot
- karaciğer
- karaciğer iltihabı
- karaciğer. liver color karaciğer rengi
- karacılık. framework kafes
- karada
- karada yaşayan
- karadan havaya
- karadan havaya füze
- karadan karaya
- karadan karaya füze
- karadan meydana gelen
- karadan yere
- Karadağ
- Karadağ Cumhuriyeti
- Karadağ.
- Karadağca
- Karadağlı
- Karadeniz
- karadiken. black tie siyah papyon kravat
- karadul
- karadut
- karafatma
- karagök
- karagövde ışınımı
- karagöz
- karagöz istavrit
- karagülün kürkü.
- karahindiba
- Karahıtay
- Karaimce
- Karaizel
- karak
- karakafes
- karakalem
- karakalem resim
- karakalem resimde kullanılan meşin kalem
- Karakalpakistan
- Karakalpakça
- karakanatlı bataklık kırlangıcı
- karakarga
- Karakas
- karakavak
- karakavuk
- karakavza
- karakaçan
- karakeçi
- karakol
- karakol vazifesini yapmak
- karakolda suçlu olarak kaydetmek.
- karakoncolos
- karakter
- karakter kuvveti
- karakter portresi
- karakter veya dayanıklılık denemesi
- karakteristik
- karakterize etmek
- karaktersiz
- karakulak
- Karakurum
- karakuyruk
- karakuş
- karakış
- karakış.
- karakış. depths denizin derinlikleri
- karalahana
- karalama
- karalamak
- karalamak doodlebug maden damarlarını aramakta kullanılan herhangi bir cihaz
- karalanmış
- karalanmış yazı
- karalatmak
- karaleke
- karaleylek
- karalık
- Karaman
- karambol
- karamel
- karamela
- karamela.
- karamelize etmek
- karamelize olmak
- karamsar
- karamsar.
- karamsar. pessimistically bedbince
- karamsarlık
- karamsarlık. in the mood for - e hazır. mood music duygulandırmada kullanılan müzik.
- karamsarlıkla.
- karamuk
- karanfil
- karanfil ağacı
- karanfil çiçeği
- karanllk
- karanlık
- karanlık enerji
- karanlık işlerle uğraşmak. traffic with ile ilişkide bulunmak.
- karanlık kasvet
- karanlık kutu
- karanlık madde
- karanlık oda
- karanlık olma.
- karanlık ve pisyer
- karanlık yapmak
- karanlıkta
- karanlıkta kızıl alev saçan
- karanlıkça
- karanlığa gömülme
- karantina
- karantinaya almak
- karantinaya koymak
- karanın denize doğru çıkıntısı.
- karaoke
- karar
- karar almak.
- karar değiştirmek için son fırsat.
- karar verilmemiş
- karar verme
- karar vermede acele etmeyen.
- karar vermek
- karar vermek.
- karar vermek. opt out çekilmek
- karar vermekte ihtiyat. deliberative düşünceli
- karar vermemiş
- karar vermesine sebep olmak
- karar.
- karar. at cross purposes birbirinin maksadına aykırı. on purpose mahsus
- karara varmak
- karargâh
- kararlaşmış
- kararlaştırma
- kararlaştırmak
- kararlaştırması zor. questionableness şüpheli hal. questlonably şüpheli surette.
- kararlaştırılmamış
- kararlaştırılmış
- kararlaştırılmış olan. Agreed. Kabul Tamam Peki.
- kararlı
- kararlı olarak
- kararlı olarak ayrılmak. throw dust in one' eyes aldatmak
- kararlı olmak. know the ropes usulunu bilmek
- kararlı oluş
- kararlılık
- kararma
- kararmak
- kararmak.
- kararname
- kararname.
- kararsız
- kararsız bir şekilde indecisiveness kararsızlık
- kararsız kalmak
- kararsız kimse
- kararsız olmak
- kararsız olmak.
- kararsız. unsteadiness kararsızlık
- kararsızca. uncertainty şüphe
- kararsızcasına.
- kararsızlık
- kararsızlık.
- kararsıız
- karartma
- karartmak
- karartmak. grimy kirli
- karartı
- kararvermiş veya verilmiş.
- kararı bildirmek
- karasakız
- karasal
- karasal olarak.
- karasevda
- karasevdalı.
- karasinek
- Karasu
- karasuyu
- karat
- karatavuk
- karatavukgiller
- karate
- karateci
- Karategin
- karaturp
- karavan
- karavaş
- karavel
- karavide
- Karay
- karaya
- karaya oturmak
- karaya oturmuş. go aground karaya oturmak.
- karaya oturtmak