LexiTurk← Dictionary

Turkish words: I

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • işler
  • işler durumda
  • işlerin gidişi
  • işleten kimse.
  • işletim
  • işletim sistemi
  • işletme
  • işletme tarzı
  • işletmeci
  • işletmecilik
  • işletmek
  • işletmek. exploita'tion kendi çıkarına kullanma
  • işletmeye alma
  • işlev
  • işlev yitimi
  • işlevsel
  • işlevsellik
  • işlevsi
  • işlevsiz
  • işleyen
  • işleyen para
  • işleyiş
  • işleyiş kontrolu
  • işleyişini kontrol etmek.
  • işleysel
  • işleç
  • işlik
  • işporta
  • işportacı
  • işportacının tezgâh yeri
  • işret meclisi.
  • işsiz
  • işsiz kimse
  • işsiz. civil liberty şahsi hurriyet veya masuniyet
  • işsiz: yeterince kullanılmayan
  • işsizler
  • işsizlik
  • iştah
  • iştah açan şey
  • iştah açıcı
  • iştah açıcı içki
  • iştah açıcı şey
  • iştah açıcı.
  • iştah verici
  • iştah. inner tube iç lastik. innermost en içerideki
  • iştah. play the man erkekçe davranmak. to a man son ferde kadar
  • iştahlandırıcı
  • iştahsızca yemek
  • işte
  • işte bu
  • işte hayat
  • işten atma
  • işten atmak
  • işten atmak.
  • işten çekilen kimse
  • işten çekilme
  • işten çıkarmak
  • işten çıkarmak: terhis etmek
  • işten çıkartma. get the boot azlolunmak
  • işten çıkarılma
  • işteş
  • işteşlik
  • iştigal
  • iştiha
  • iştikak
  • iştikak etmiş
  • iştira
  • iştirak
  • iştirak etmek
  • iştirak etmek. take place vaki olmak
  • iştirak etmek. take the part of birinden yana çıkmak
  • iştirak taahhüdü. take up a subscription yardım parası toplamak.
  • iştirakçi
  • iştirakçı
  • iştiyak
  • iştiyakla. thirstiness susuzluk.
  • işve
  • işvebaz
  • işvebaz kız
  • işveli
  • işveren
  • işveren.
  • işverenin grevcilere karşı şiddet kullanan adamı
  • işyeri
  • işâret etmek
  • işçi
  • işçi arı
  • işçi sayısı
  • işçi sendikalarının yetki alanına ait. jurisdictional dispute sendikalar arasında çıkan anlaşmazlık
  • işçi sigortası.
  • işçi sınıfı
  • işçi takımı
  • işçi tulumu yapımında kullanılan kaba pamuklu kumaş
  • işçi ve işveren ilişkileri. laborsaving zahmeti azaltan
  • işçibaşı
  • işçik
  • işçiler
  • işçilerin geçici olarak işten çıkartılması
  • işçilerini çok çalıştıran ve az ücret ödeyen patron
  • işçilik
  • I. Dünya Savaşı
  • I. etkızartmasl
  • Iahana. drum-head cabbage top lahana
  • Iaka parlak ve sert cilâ
  • Iastik çizme
  • Iayık
  • Iağım pisliği. sewage disposal lağım pisliğini yok etme veya kullanılır hale koyma sistemi
  • Iağım veya hendek ile suyu akıtmak
  • Iağım. sewer system kanalizasyon.
  • Ibaraki
  • IBM
  • Idaho
  • Ido
  • Ied
  • Ieziz
  • Iezzet
  • Iezzetli şey
  • Ieş
  • Ieş: pis
  • Iiberal
  • Iifli
  • Iikör. cordial greeting samimi selam. cordiality samimiyet. cordially candan
  • Iiman
  • Iimanından kalkmak. Where do you hail from? Nerelisin? Nereden geldin? within hail ses duyulacak mesafede
  • Iimonluk
  • Iimonluk.
  • Iine and sinker Masalımı olduğu gibi yuttu. by hook or by crook herhangi bir vasıta ile
  • Iiyakat
  • IKEA
  • Ilgın
  • ILİD
  • Illinois
  • In the winters
  • Inari Samice
  • Indian cedar çin ağacı
  • Indiana
  • Indus
  • Ing.
  • Ing. cezalandırmak.
  • Ingiliz kralı Arthur'un sadakatsız karısı.
  • Instagram
  • Interlingue
  • Iokanta
  • Iowa
  • Irak Arapçası.
  • Irak Cumhuriyeti
  • Irak ve Şam İslâm Devleti
  • Irak yedikardeşi
  • Irak. Iraqi Irak'a ait
  • Iraklı
  • IRCICA
  • Irza tecavüz etmek.
  • Irza tecavüz.
  • Isabel Province
  • Isabela
  • Ishikawa
  • Iskartaya çıkarmak
  • Islam
  • Islıklamak
  • Isparta
  • ISS
  • Isıtma sistemi
  • Italyan usulü kahve
  • IX
  • IYİ
  • Iâkayt
  • Iâkaytçe. hit out yumruklamak
  • Iânet
  • Iânet etmek
  • Iânet okumak
  • Iânet. Damn!
  • Iânetleme
  • Iânetli.
  • Iânetlilik.
  • Iâyık
  • Iâyıkıyle
  • Iütfetmek.
  • Iütuf
  • Iütuf göstermek
  • Iütufkarlık
  • Iüzum
  • Iüzumundan fazla mal çıkarıp piyasayı boğmak
  • Iğdır
  • II. Dünya Savaşı
  • IŞİD
  • Işıksız.
← PreviousPage 16 of 16