Turkish words: G
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- grandi
- grandma anneanne
- grandpa büyükbaba
- granduka
- grandukalık
- grandük
- grandüklük
- granit
- granite ait. granitoid granite benzer.
- graniteware emaye kaplar. granit' ic granit cinsinden
- granül
- granülasyon
- granüllü endoplazmik retikulum
- granülsüz endoplazmik retikulum
- graten
- graviton
- gravyer
- gravyer. Swiss steak domates ve soğan sosuyla yenen İsviçre usulü biftek.
- gravür
- gravür. wood lot koru
- Gregoryen takvimi
- Grek
- Grekçe
- grena
- Grenada
- Grenadalı
- gres
- gres yağı
- Gretel
- grev
- grev gözcüsü
- grev yapmak
- grev. all in day' work normal
- grevci
- grevde
- grevde. struck measure silme ölçü.
- greve çağırmak. call to mind hatırlamak
- greyder
- greyder.
- greyfurt
- greypfurt
- gri
- gri balıkçıl
- gri balıkçıllar
- gri başlı kiraz kuşu
- gri başlı martı
- gri başlı çakır kuşu
- gri kedi
- grifon
- gril
- grileşmek
- grimsi
- grimtırak
- grip
- grip aşısı
- grip hastalığı
- grip hastalığı .
- grivna
- grizu
- Gronland Adası.
- grosmarket
- grotesk
- Grozni
- grup
- grup halinde toplanıp yerleşmek
- grup kuramı
- grup meydana getirmek
- grup meydana getirmek. ayrı tutmak. eli'quish grubu dışındakilere yüz vermeyen
- grup seks
- grup vagon
- grup veya milletler
- gruplandırmak
- gruplanmak
- gruplar meydana getirmek
- gruplara ayırmak
- gruplaşma
- gruplaşmak
- grupçuk
- Grönland
- Grönlandca
- Grönlandlı
- GSMH
- GSYİH
- gu venilmez
- Guadalup
- Guadaluplı
- Guadeloupe
- guaj
- guakamole
- Guam
- Guamlı
- Guanajuato
- guanako
- Guangdong
- Guangxi Zhuang Özerk Bölgesi
- guanin
- guano
- Guarani dili
- Guatemala
- Guatemala .
- Guatemala Cumhuriyeti
- Guatemala Departmanı
- Guatemalalı
- guatr
- Gucarat
- Gucaratlı
- Gucaratça
- Gucerat
- gudde
- gudubet
- Guerrero
- Gufi
- gufran
- guguk
- guguk kuşu
- guguklu
- guguklu saat
- guinea hen Afrika tavuğu
- Guipúzcoa ili
- gul
- gulag
- gulaş
- gulaş .
- gulf
- gulfe.
- gulyabani
- gumrük resmi
- gunahkâr
- Gundlach atmacası
- guns davasından vazgeçmemek
- gurbet
- gurbetçi
- gurka kaması
- gurlamak
- gurme
- Gurmuk
- guru
- guruh
- guruldama
- guruldamak
- gurultu
- gurultulu.
- gurup
- gurur
- gurur duymak
- gurur.
- gururlandırmak
- gururlanma
- gururlanmak
- gururlu
- gururlu olma
- gururlu. High Church Anglikan Kilisesinin Katolikliğe meyleden kısmı. high color koyu renk
- gururluluk.
- gurursuz
- gururunu okşamak
- gurültü etmek
- gusül
- gusül.
- gut
- guvernör
- guvertede bir kısımdan ötekine geçilen iskele
- Guy Fawkes'ın yakalanışının kutlandığı gün.
- guya.
- Guyana
- Guyana Müşterek Cumhuriyeti
- Guyanalı
- guçlükle
- guşa
- GZİS
- gâvur
- gâvur.
- göbek
- göbek bağı
- göbek dansı
- göbek deliği
- göbek marul
- göbekli
- göbekli kimse
- Göbekli Tepe
- Göbeklitepe
- göbel
- göbelek
- göbeğe ait
- göbeğe yakın. umbilical cord göbek kordonu
- göbüş
- göcen
- göden
- gögüs göğüse savaşma
- gök
- gök ada
- gök ardıç kuşu
- gök balina
- gök bilimci
- gök bilimi
- gök cismi
- gök gürlemesi
- gök gürlemesi gibi ses çıkaran. thunderous applause alkış tufanı. thunderously gök gürlemesi gibi.
- gök gürlemesi hasıl eden
- gök gürlemesi.
- gök gürültülü fırtına
- gök gürültüsü
- gök kubbe
- gök kubbe altında.
- gök mavisi
- gök mavisi rengi
- gök mekaniği
- gök taşı
- Gök Türkler
- gök.
- gökada kümesi
- gökbilimci
- gökcisimlerine ait. spherically küre şeklinde
- gökcisimlerinin fiziksel ve kimyasal yapılarını inceleyen ilim
- gökcisminin ortalama yörünge veya devrinin değişmesi
- gökdelen
- gökdelen.
- gökdoğan
- gökfiziği
- gökgerdan
- gökkuzgun
- gökkuzgunlar
- gökkuzgunugiller
- gökkuşağı
- gökkuşağı alabalığı
- gökkuşağı lori
- gökkuşağı veya buna benzer herhangi bir şey
- gökkuşağındaki en kısa ışınlar. shrinking violet utangaç kimse.
- gökküre
- gökler
- gökler boşanmak. sea dog fok
- göklere çıkararak. flattery dalkavukluk
- göklere çıkararak. It' high time. Tam vakti. Zamanı geldi de geçti bile. the Most High Tanrı
- göklere çıkarmak
- göklere çıkarmak. flatter oneself sanmak
- göknar
- göknar ağaçkakanı
- göknar kargası
- göksel
- göksel varlık
- göktaşı
- göktaşı. meteorite yere düşen meteortaşı. meteor shower meteortaşı yağmuru.
- göktaşı. thank one' lucky stars Allaha şükretmek.
- gökte bulunan
- gökte oturan
- gökteki.
- gökten. from childhood çocukluktan beri. from ten to twenty ondan yirmiye kadar
- Göktürk
- Göktürkçe
- gökyakut
- gökyeşil