Turkish words: G
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- G /A
- g ingiliz alfabesinin yedinci harfi
- g kuvveti
- G noktası
- g-katsayısı
- Ga dili
- ga kls general average
- GAA
- gabardin
- gabbella
- gabi
- Gabon
- Gabon Cumhuriyeti
- Gabonlu
- gabro
- gabya
- gabya yelkeni
- gacı
- gacırdamak
- gaddar
- gaddar kimse
- gaddar.
- gaddarca
- gaddarcasına
- gaddarlık
- gaddarlık.
- gadir
- gadolinyum
- gadretmek
- gaf
- gaf yapmak
- gaf yapmak. put out çıkarmak
- gaf yapmak. set foot in girmek
- gafil
- gafil avlayarak.
- gafil bulunmak
- gafillik
- gaflet
- gafleten
- gag
- gaga
- gaga ile toplamak
- gaga ile vurarak delik açmak
- gagaburun
- gagalama
- gagalamak
- gagalarım birbirine sürterek sevişmek
- gagalı memeli
- Gagavuz
- Gagavuzca
- Gagavuzya
- gahname
- gaile
- gailesiz
- gaipten haber veren kimse
- gaipten haber verme.
- gaipten haber vermek
- gak
- gaklama
- gaklamak
- Gal
- Gal dili
- Gal dili. the Welsh Gal halkı. Welsh'man Gal'li kimse. Welsh rabbit
- Gal eyaleti
- Gal eyaletine ait
- Gal eyaletine özgü klarnete benzer eski bir çalgı
- Gal prensi. prince regent vekil prens. princedom prenslik. princelet
- gala
- galaksi
- galaksi grubu
- galaksi kümesi
- galaksiyle alakalı/ilgili
- galaktik
- galaktoz
- galat
- galat yanlışlık
- Galce
- galebe
- galebe çalmak
- galeri
- galerici
- galeride toplanan halk
- galeyan
- galeyana gelmek
- galeyana gelmek. boiling point sıvıların kaynama derecesi.
- galeyana getirmek
- galiba
- galiba.
- galibarda
- galibiyet
- Galile'li
- Galileo
- galip
- galip gelen
- galip gelme
- galip gelmek
- galip gelmek.
- galip olmak
- galip. championship şampiyonluk.
- galiz
- Galiçya
- Galiçyaca
- gall oak mazı meşesi
- Galler
- Galler ülkesi. Prince of Wales Büyük Britanya veliahtı.
- Galli
- Galliler
- Gallilere özgü
- galon
- galonun dörtte biri
- galoş
- galsame
- galvanizleme
- galvanizlemek
- galvanizm
- galvanoskop
- Galway County
- Galya
- Galya ile ilgili
- galyum
- gam
- gama
- gama fonksiyonu
- gama ışını
- gamalı haç
- Gambiya
- Gambiya Cumhuriyeti
- Gambiyalı
- gambot
- gamda beşinci nota.
- gamda la notası. Sixth day cuma. sixth sense altıncı his. sixthly altıncı olarak.
- game oynaya cak halde olmamak make game of alay etmek
- gamet
- gametofit
- gamlı
- gamma
- gammaz
- gammazlama
- gammazlamak
- gammazlamak. tell tales masal uydurmak
- gammazlık etmek. put through bitirmek. put to bed yatağına yatırmak
- gammazlık etmek. tell things apart birbirinden ayırt etmek
- gamze
- gamın üçüncü notası.
- Gan
- Gana
- Gana Cumhuriyeti
- Gana.
- Ganalı
- Gandaca
- gang
- gangliyon
- gangster
- ganimet
- ganimet almak
- ganimet olarak zaptetmek.
- ganimet. capturer ele geçiren kimse.
- Ganj
- Gao Belediyesi
- gar
- gar .
- gara nasıl gidebilirim
- garabet
- garaj
- garaj yolu
- garanti
- garanti eden kimse veya firma.
- garanti edilir. warrantably caiz sayılacak şekilde.
- garanti edilmiş
- garanti etmek
- garanti.
- garantili
- garantili olmayan
- garantili yer.
- garantiye almak
- garantiye almak. nail up çivilerle kapatmak.
- garaz
- garbi
- gard almak
- gardenya
- gardiyan
- gardiyanlık
- gardrop
- gardırop
- garez
- garez bağlamak.
- Garfield
- gargara
- gariban
- garig
- garip
- garip bir kişiliğe sahip olan kişi
- garip bir şekilde.
- garip bulmak.
- garip fikir
- garip huy ve davranışlan olan kişi. peculiarness acayiplik
- garip taraf
- garip ve hoş. quaintly garipçe
- garip. mysteriously gizemli bir şekilde
- gariplik
- garipten haber veren
- garketmek
- garkolmak
- garnitur
- garnitür
- garnizon
- garnizon kurmak
- garnizonun bulunduğu yer
- garp
- garson
- garson kadın
- garson kız
- garson yamağı
- garsoniyer
- gasbedilmiş assuming kibirli
- gasbetmek
- gasp
- gasp etmek
- gaspetmek
- gaspçı
- gastan
- gaste
- gastrik asit
- gastrit
- gastroenteroloji
- gastronomi
- gastrulasyon
- gavur
- gaybubet
- gayda
- gayda çalan kimse
- gaye
- gayeli
- gayesine erişmek
- gayesine uygun
- gayesiz
- gayesiz olarak dolaşma
- gayesizce dolaşmak
- gayesizlik
- gayet
- gayet iri
- gayret
- gayret etmek
- gayret etmek. drive a bargain pazarlığı kendi lehine kabul ettirmek. drive away kovmak
- gayret isteyen
- gayret sarfederek yardım etmek. soft shoulders düşük banket. square shoulders kalkık
- gayret sarfetmek. exertion gayret
- gayret vermek
- gayret vermek. set the world on fire üstün derecede başarı kazanmak. strike fire kıvılcım saçmak
- gayret veya enerji isteyen