LexiTurk← Dictionary

Turkish words: F

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • fret
  • Freud kuramlarına ait.
  • Freud tarafından bulunan psikanaliz usulünün taraftarı
  • Freudyen
  • Freudyen sürçme
  • freze
  • freze.
  • frezya
  • Friar
  • Friday
  • Friday.
  • Frigya
  • frijider
  • frikik
  • friksiyon
  • fritöz
  • Friuli dili
  • friz
  • frizbi
  • Frizce
  • Frizye'li
  • Frizye'ye ait
  • from ile asılmak
  • from ile azade
  • from ile başka olmak
  • from ile izin vermek
  • from ile kendini zaptedip çekmek
  • from ile sapmak
  • from.
  • fruktoz
  • früktoz.
  • fuar
  • fuaye
  • fuckbuddy
  • fuel-oil
  • fuhuş
  • fuhuş yapmak
  • fuhşa ait.
  • Fuji Dağı
  • fukara
  • fukaralık
  • Fukui
  • Fukuoka
  • Fukuşima
  • Fukuşima Prefektörlüğü
  • ful
  • fular
  • full steam ahead son hızla
  • full to the brim ağzına kadar dolu
  • fulya
  • funda
  • funda ötleğeni
  • funda.
  • fundagiller
  • fundalık
  • fundalık.
  • fundalık: çalı çırpı
  • fundalıklı.
  • fundamentalizm
  • furgon
  • furgon. box coat kalın arabacı paltosu
  • furry
  • fusel oil bazı içkiler yapı Iırken meydana gelen bir çeşit karışık ve za rarlı alkol
  • futbol
  • futbol alanı
  • futbol sahası
  • futbol topu
  • futbolcu
  • futbolda bek
  • futbolda tekme atmak
  • futbolda şut. shoot at nişan alıp ateş etmek
  • futsal
  • fuzuli
  • fuzuli işgal
  • fuzull eşya white feather korkaklık belirtisi white flag beyaz bayrak
  • fuşya
  • Fyodor
  • fâsıklık
  • fífti-fífti
  • fön makinesi
  • fötr
  • fötr şapka.
  • fötrden yapılmış her hangi bir şey
  • füg
  • füme
  • füme dil. wag one' tongue gevezelik etmek
  • fümelemek
  • füniküler
  • fünye
  • füsun
  • füsunkâr
  • FÜTZ
  • fütürist
  • fütürizm
  • füze
  • füzyon
  • fı parçalamak
  • fıkra
  • fıkra yazarı
  • fıkra. an'ecdotal fıkra tarzında.
  • fıkıh
  • fıkırdamak
  • fıkırtı
  • fındık
  • fındık ağacı
  • fındık faresi
  • fındık sıçanı
  • fındık v.b.'nin dış kabuğu
  • Fındık veya ceviz tadı veren
  • fındıkkıran
  • Fırat
  • Fırat nehri.
  • fırdöndü
  • fırdöndülü.
  • fırfır
  • fırka
  • fırkateyn
  • fırlak
  • fırlak olmak
  • fırlak yer
  • fırlama
  • fırlama veya sıçrama gücü veya yeteneği
  • fırlamak
  • fırlamak. dash off a letter bir mektup karalamak. dash one
  • fırlamak. whisk away ortadan yok etmek.
  • fırlatan
  • fırlatma
  • fırlatma rampası
  • fırlatma.
  • fırlatmak
  • fırlatmak.
  • fırlatıcı
  • fırlatılan herhangi bir şey
  • fırlatıp atmak
  • fırlatış
  • fırlayan şey
  • fırlayış
  • fırlayış zıplama
  • fırsat
  • fırsat düştükçe yapılan
  • fırsat düştükçe. take the occasion durumdan faydalanmak.
  • fırsat kollamak
  • fırsat kollayarak gizli gizli gezinmek
  • fırsat vermek
  • fırsat vermemek
  • fırsatları değerlendiren.
  • fırsatçı
  • fırsatçılık
  • fırsatı kaçırmak. pass upon karar vermek.
  • fırt
  • fırtna. line up sıraya girmek
  • fırtına
  • fırtına izi
  • fırtına kuşu
  • fırtına kuşugiller
  • fırtına patlamak
  • fırtına öncesi sessizlik
  • fırtınalı
  • fırtınalı deniz. arm of the sea körfez. a sea of faces insan kalabalığı. at sea denizde
  • fırtınalı geçmek
  • fırtınalı.
  • fırça
  • fırça atmak
  • fırçalama
  • fırçalama: çok tüylü kuyruk
  • fırçalamak
  • fırıl fırıl dönme
  • fırıldak
  • fırıldak gibi dönmek
  • fırıldanmak
  • fırıldatmak
  • fırın
  • fırın eldiveni
  • fırın.
  • fırıncı
  • fırıncı kureği
  • fırıncılık
  • fırında kızartmak
  • fırında pişirmek
  • fırınlama
  • fırınlamak
  • fırınlı ocak
  • fıskiye
  • fıskırtmak
  • fıskıye
  • fıskıye. fountainhead pınar başı
  • fıskıyeden fışkıran su
  • fıstık
  • fıstık ezmesi
  • fıstık yeşili
  • fıstık çamı
  • fıstıki
  • Fısıh
  • Fısıh bayramında kurban olarak kesilen kuzu.
  • fısıldama
  • fısıldamak
  • fısıldayan aynak
  • fısıltı
  • fısıltı ile konuşmak
  • fısıltı ile söylenen söz
  • fıtri
  • fıtri.
  • fıttırık
  • fıtık
  • fıtığa ait.
  • fıçı
  • fıçı açmak
  • fıçı gibi
  • fıçı imalâthanesi.
  • fıçı içine dikmek veya koymak
  • fıçı musluğu.
  • fıçı tahtalarıyle donatmak: parçalanıp açılmak. stave off savmak
  • fıçı tahtası
  • fıçı tapası
  • fıçı veya sandık yapmak için hazırlanmış malzeme
  • fıçıcı
  • fıçıcı. cooperage fıçıcılık
  • fıçıdan alınmış içki
  • fıçılamak
  • fıçılık tahtaları demet haline getirmek.
  • fıçıya koymak
  • fışkı
  • fışkılık
  • fışkılık.
  • fışkırma
  • fışkırma dal
  • fışkırma veya fışkırtma
  • fışkırmak
  • fışkırmak. emana'tion çıkma
  • fışkırtan şey
  • fışkırtmak
  • fışkırıp uzamak. spear gun sualtı tüfeği.
  • fışırdamak
  • fışırtı
← PreviousPage 6 of 6