LexiTurk← Dictionary

Turkish words: E

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • ertelemecilik
  • ertelemek
  • ertelemek tehir etmek
  • ertelenebilir
  • ertelenemez
  • ertelenme süresi
  • ertelenmek
  • ertelenmiş
  • erteleyici
  • ertesi
  • ertesi gün
  • ertesi gün hapı
  • erz ağacı
  • erzak
  • erzak. larderer kilerci.
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Erzurum taşı
  • es
  • es geçmek
  • esans
  • esaret
  • esaret. bondholder tahvilat hamili bondmaid kadın köle
  • esarete ait
  • esas
  • esas anlamını kavramak. have a change of heart fikir veya davranışlarını değiytirmek. have a heart sempatik olmak
  • esas itibariyle
  • esas itibarıyla
  • esas konu
  • esas madde
  • esas model
  • esas teşkil eden
  • esas yemek
  • esas.
  • esas. essential character esas mahiyet
  • esasa ait
  • esasen
  • esasen.
  • esasi
  • esaslar. alphabet'ical alfabe sırasına göre. alphabet'ically alfabe sırası ile.
  • esaslı
  • esaslı bir şekilde yapmak
  • esaslı olarak
  • esaslı olmayan
  • esaslı yemek maddelerinden biri
  • esaslı şekilde öğretmek
  • esasmda.
  • esassız
  • esasî
  • esası olmayan. basielessly asılsızca. baselessness asılsızlık.
  • esası teşkil etmeyen kısım
  • esasına dayanmak
  • esasında
  • esasında. get at the bottom of bir şeyin esasına inmek
  • esasını anlamak
  • esatir
  • esatiri
  • esef
  • esef edilecek
  • esef edilecek. lamentably ağlanacak halde
  • esef etmek
  • esef hüzün
  • esef olunacak. ruefully pişmanlıkla. ruefulness pişmanlık.
  • esef. send one' regrets davete gidemiyeceğini bildiren mesaj yollamak. regretful esef ve kederle dolu
  • eseme
  • esemeli. logically mantığa göre
  • esen
  • esen hafif rüzgâr
  • esenlik
  • esenlikler
  • eser
  • eser yazmak authoress kadın yazar.
  • eser. come to grief felakete uğramak
  • eserin sahibini tanımak
  • esham ve tahvilat borsası.
  • eshama çevirmek
  • esin
  • esinlemek
  • esinlenmemiş.
  • esinleyici güç
  • esinti
  • esintili
  • esir
  • esir düsmüş
  • esir etmek
  • esir etmek. enslavement esir etme ve edilme
  • esir. prisoner of war savaş esiri. prisoner' base köşe kapmaca oyunu. political pris- oner siyasi tutuklu.
  • esirci
  • esirgemeden.
  • esirgemek
  • esirgemezlik
  • esirgeyici
  • esirlik
  • Eskenazi dili
  • Eskenazi diline ait.
  • eski
  • Eski Ahdin Eyüp kitabı. Job' comforter sözde teselli etmeye çalışarak birisinin kalbini kıran kimse.
  • Eski Ahdin ilk beş kitabı
  • Eski Ahit
  • Eski Ahit'te ikinci kitabın ismi
  • Eski Anadolu Türkçesi
  • eski Asya ve Yunan para miktarı.
  • eski bez parçası
  • eski bir altın para
  • eski bir Fransız halk oyunu
  • eski bir meseleyi yeni isimle meydana çıkarma.
  • eski bir meseleyi yeniden tartışmak
  • eski bir çeşit zar oyunu
  • eski demir parçalarının yeniden satılması veya kullanılmasl için depo edilen yer.
  • eski dergi
  • eski devir lerde Musevilerin Hıristiyanlara verdikleri isim the Galilean Hazreti isa
  • eski devirlerde ingiltere'de orta halli arazi sahibi.
  • eski devirlerden kalma
  • Eski Dünya
  • eski erkek arkadaş
  • Eski Ermenice
  • Eski Farsça
  • eski formunu bulmak
  • Eski Fransızca
  • eski günler.
  • Eski Gürcüce
  • eski haline dönüş
  • eski haline getirme
  • eski haline koymak
  • eski halini almak
  • eski halini bulmak
  • eski hamam eski tas
  • eski hıncın acısını çıkarmak. What' the score? Kaça kaç? Durum nedir?
  • eski ibrani veya Yunan altın veya gümüş parası
  • eski İngiliz gümüş parası.
  • Eski İngilizce
  • eski İranlıların kullandığı sarık.
  • Eski İrlandaca
  • eski İspanyol parası.
  • eski İsrail kavmi
  • eski italya da Etrurya ya ait
  • Eski Japonca
  • eski kafalı
  • eski kafalı. fossiliferous fosilli. fossilize fosilleşmek
  • eski karı
  • eski kitaplarda kırmızı harflerle basılan kısım
  • eski koca
  • eski Kudüs'te Yahudi tapınağı
  • eski kuvvetini yerine getirmek
  • Eski Makedonca
  • eski mevkiini iade etme: iyileşme
  • eski mevkiini iade etmek
  • eski moda
  • eski Musevilerde fakih
  • Eski Mısır Dili
  • eski Mısır dili.
  • eski Mısır uygarlığını inceleyen ilim kolu. Egyptologist bu uygarlığı inceleyen kimse.
  • eski Mısır ve bugünkü Yunanistan'da eyalet.
  • eski Mısır'da güneş tanrısı.
  • eski noontid öğle vakti
  • Eski Norsça
  • Eski Norveççe
  • eski püskü
  • eski Roma cumhuriyetinde nüfus ve ahlâk meselelerine bakan yüksek rütbeli görevli
  • eski Roma mitolojisinde bir kimseyi veya yeri himaye eden cin.
  • eski Roma'da av tanrıçası
  • eski Roma'da aşk tanrısı. Cupid' bow yay şeklinde üst dudak çizgisi.
  • eski Roma'da eşraf ve hanedan evlerine intisap eden adam
  • eski Roma'da kuşlara bakarak kehanet etmekle görevli bir çeşit falcı
  • eski Roma'da piyade taburu
  • eski Roma'ya ait
  • eski Romada pazar yeri veya meydan
  • eski Romalı kimse
  • eski Romalılann ikinci derecede bir zafer için yaptıklan geçit töreni veya zafer alayı.
  • Eski Romalılarda savaş tanrısı
  • eski Romalıların baş tanrısı
  • eski Romalıların evlilik tannçası
  • eski Romalıların güneş tanrısı.
  • eski Rusya'da çarın oğlu. grandfather
  • eski sahibine dönmek
  • eski Sur şehri ahalisinden biri. Tyrian dye
  • Eski Taş Devri
  • eski tüfeklerde falya tavası
  • Eski Türkçe
  • eski usul
  • eski usullere göre.
  • eski ve kullanılmayan maden damarlarını taşla doldurmak
  • eski ve lezzetli
  • Eski ve Yeni Ahit
  • eski veya hantal gemi
  • eski yerine koymak
  • Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti
  • eski Yunan efsa nelerinde mabutların sakisi
  • eski Yunan tiyatrosunda bir perde
  • eski Yunan ve Romalıların kollu veya kolsuz ve dizlere kadar inen gömlek veya entarisi
  • Eski Yunanca
  • Eski Yunanistan
  • eski Yunanistan.
  • Eski Yüksek Almanca
  • eski zaman
  • eski zaman adamları
  • eski zaman iskambil kâğıdı.
  • eski zaman işi.
  • eski zaman kadınlarının giydiği dantel veya muslin yelek
  • eski zaman medeniyeti
  • eski zaman.
  • eski zamana ait dini piyes
  • eski zamanda kadın kâhin
  • eski zamanda kadınların süs olarak yüzlerine yapıştırdıkları ufak siyah ipek parçası
  • eski zamandan kalma
  • eski zamanlar
  • eski zamanlar. old age ihtiyarlık
  • eski zamanlara ait
  • eski zamanlarda Britanya adasmın güneyini istila eden Keltlerden biri
  • eski zamanlarda dar ve kısa pantolon. half hose kısa çorap
  • eski zamanlarda gece ışıkları ve ateşi mecburi söndürme zamanı
  • eski zamanlarda kullanılan iki tekerlekli savaş veya yarış arabası
  • eski zamanın taklitçilik komedyası
  • eski âdetlere veya modaya düşkün. get square with hakkından gelmek. squarely kare şeklinde
  • eski öğrenci.
  • eski Islav alfabesi
  • eski şeklini alan
  • eski. back country taşra
  • eski. oldish yaşlıca
  • eski. used to alışmış
  • eskice. oldness ihtiyarlık
  • eskici
  • eskiden
  • eskiden Akdeniz sahillerinde konuşulan İtalyanca'dan bozma dil
  • eskiden altın sonradan gümüş olarak basılan Fransız parası
  • eskiden beri.
  • eskiden beri. tired out çok yorgun
  • eskiden bir gümüş veya altın tartısı.
  • eskiden dans hocalannln kullandığı üç telli küçük keman.
  • eskiden Engizisyon. holy orders takdis merasimi
  • eskiden gecenin bir kısmı
  • eskiden gemicilere özgü oynak bir dans
  • eskiden gemicilerin çöpleri satarak elde ettikleri para. slush up çimento veya harçla doldurmak
  • eskiden gemilerde yenilen tuzlanmış sert sığır eti
  • eskiden İtalya haricinde olup Roma imparatorluğuna baglı eyalet
  • eskiden kadınların eteklerinin içine geçirilen çember
  • eskiden kalmış olmak. hang together daima beraber olmak
  • eskiden kullanılan bir zırhlı ceket
  • eskiden kullanılan işkence ile yargılama usulü.
  • eskiden kullanılan işkence çarkı
  • eskiden kullanılan yılankavi bir nefesli çalgı.
  • eskiden Macar süvarisi
  • eskiden malikane konağı.
  • eskiden mektupları mühürlemede kullanılan yuvarlak etiket
  • eskiden Orta Amerika yerlilerinin ileri uygarlığa sahip bir aşireti
  • eskiden paşalık alameti olan at kuyruğu
  • eskiden ticaret gemilerine hücum için kullanılan silahlı ticaret gemisi.
  • eskiden ticarette kullanılan tartı veya ölçü
  • eskiden tüfeğe doldurulan kesme kurşun
  • eskiden yabancıların Japon ordusu kumandanlarına verdiği ad.
← PreviousPage 8 of 12Next →