LexiTurk← Dictionary

Turkish words: D

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • devreye sokma
  • devreyi kapatmak
  • devri hareketi yatay harekete çeviren tertibat
  • devridaim makinesi
  • devrik
  • devrilme
  • devrilmek
  • devrilmek.
  • devrilmek. tip the scales ağırlığında olmak
  • devrilmez
  • devrilmiş
  • devrim
  • devrim kabilinden
  • devrimci
  • devrimci veya inkılâpçı kimse
  • devrimci. for sale satılık. for the life of me başım hakkı için
  • devrimcilik
  • devriye
  • devriye gezme: devriye gezmek. patrolman polis
  • devriye polis. patrol wagon tutukluları karakola götürmeye mahsus polis arabası.
  • devrolunmak
  • devşirme
  • devşirmek
  • deyi
  • deyim
  • deyim kurma tarzı
  • deyim yerindeyse
  • deyiş
  • deyyus
  • Dezagregasyon
  • Dezartrodez
  • dezavantaj
  • dezavantajlı olmak. be to somebodys disadvantage bir kimsenin zararına olmak. disadvantaged normal sayılan menfaatlerden mahrum.
  • dezenfeksiyon
  • dezenfektan
  • dezenfekte etmek
  • dezenformasyon
  • dezentegrasyon
  • dezentoksikasyon
  • dezobliterasyon
  • dezojestrel
  • dezoksihemoglobin
  • dezoksijenasyon
  • dezorganize
  • dezoryantasyon
  • değ
  • değdirmek
  • değer
  • değer birimi
  • değer biçen kimse. valueless kıymetsiz
  • değer biçilebilir
  • değer biçilmez
  • değer biçme
  • değer biçmek
  • değer doyması
  • değer kazandırmak. distinguishable görülebilir
  • değer kazanmak
  • Değer kümesi
  • değer vermek
  • değer vermek. dignified vakur
  • değer yargısı
  • değerbağ yöntemi
  • değerbilir
  • değeri artmak
  • değeri düşürülmüş.
  • değerinde
  • değerini artırmak
  • değerini bilmek
  • değerini kaybetmek
  • değerini korumak. hold in tutmak
  • değerini tayin etmek
  • değerini yüksek göstermek. writ large iri harflerle yazılmış
  • değerini ölçmek
  • değerini ölçmek.
  • değerinin altında paha biçme.
  • değerinin altında paha biçmek
  • değerlemek
  • değerlendirilmiş
  • değerlendirme
  • değerlendirme.
  • değerlendirmek
  • değerlendirmeme
  • değerlenmek.
  • değerler
  • değerli
  • değerli fakat yontulmamış adam.
  • değerli kimse
  • değerli olmak
  • değerli taş
  • değerli şahıs veya şey
  • değerli şey
  • değerli. deserving of praise övülmeye layık değerli deservingly övülmeye lâyık olarak.
  • değerlik
  • değersiz
  • değersiz bayağı adam
  • değersiz diye atılmış
  • değersiz diye bir yana atmak
  • değersiz diye istenmeyen.
  • değersiz futilely abes şekilde
  • değersiz hayvan
  • değersiz kimse
  • değersiz kimse veya şey.
  • değersiz kimse veya şey. creeping dog' tooth grass büyük ayrık otu
  • değersiz ve göz boyayıcı herhangi bir şey
  • değersiz şey
  • değersiz şey.
  • değersiz. nul'lity hükümsüzlük
  • değersiz. stupidly budalaca
  • değersizlik
  • değersizliğini ispat etmek. We had a puncture. Lastiğimiz patladı.
  • değeç
  • değiken
  • değil
  • değil ise
  • değil mi
  • değil mi?
  • değilleme
  • değillemek
  • değilse
  • değim
  • değimli
  • değimsiz
  • değin
  • değinmek
  • değinmek. touch one to the quick ciğerine işlemek
  • değirmen
  • değirmen işletmek
  • değirmen kolu
  • değirmen makinası
  • değirmen payı veya hakkı
  • değirmen taşı
  • değirmenci
  • değirmencilik
  • değirmende öğütmek
  • değirmenden geçirmek
  • değirmi
  • değirmi hale koymak
  • değiş
  • değiş mübadele
  • değiş tokuş
  • değiş tokuş etmek
  • değiş tokuş etmek .
  • değiş tokuş etmek mübadele etmek
  • değiş tokuş takas
  • değiş tokuş öbeği
  • değiş tokuşlama
  • değişebilir
  • değişebilirlik.
  • değişen
  • değişen mizaçlı
  • değişen yıldız
  • değişeç
  • değişik
  • değişik olaylarla dolu.
  • değişik sistem ve fikirleri birleştiren kimse.eclectically seçip toplayarak
  • değişik veya çeşitli bir hale sokmak.diöirsifica'tion değişiklik
  • değişik zamanlarda ayrı yerlerde değişebilen ağırlık ölçüsü
  • değişik öğecikli
  • değişik.
  • değişiklik
  • değişiklik göstermez
  • değişiklik yapmak
  • değişiklik yapmak. innova'tion yenilik
  • değişikliğe uğramak
  • değişilen şey
  • değişim
  • değişim oranı. exchange value mübadele kıymeti. bill of exchange poliçe
  • değişim prensibi
  • değişimsel
  • değişir
  • değişke
  • değişken
  • değişken. unstableness
  • değişkenlik
  • değişkenlik. unstably kararsızca
  • değişme
  • değişme derecesi
  • değişme miktar
  • değişme ve hareket halinde olan
  • değişme özelliği
  • değişmece
  • değişmecesel
  • değişmek
  • değişmeli
  • değişmeli grup
  • değişmemiş.
  • değişmeyen
  • değişmeyip olduğu gibi kalmak
  • değişmez
  • değişmez .evencolor her tarafı aynı tonda olan renk. evenhanded tarafsız
  • değişmez bir şekilde
  • değişmez program
  • değişmez şekilli
  • değişmez.
  • değişmez. unchangeably değişmez surette
  • değişmezlik
  • değiştir
  • değiştirebilen
  • değiştiren şey veya kimse
  • değiştirge
  • değiştirgen
  • değiştiri
  • değiştirici
  • değiştirilebilen herhangi bir şey
  • değiştirilebilir
  • değiştirilebilir.
  • değiştirilebilir. altera'tion değişiklik düzeltme
  • değiştirilemez
  • değiştirilemez oluş. irrevers'ibly değişrilemeyecek bir şekilde.
  • değiştirilmek
  • değiştirim
  • değiştirip bozmak
  • değiştirme
  • değiştirmece yöntemi
  • değiştirmek
  • değiştirmek hile karıştırmak
  • değme
  • değme açısı
  • değmek
  • değmek. touch at uğramak. touch bottom dibe değmek
  • değmez
  • değnek
  • değnek veya kamçı izi
  • değnek. go on a bat bütün gece kafayı çekmek. go to bat for yardımına koşmak
  • değneklemek
  • değışmez
  • değşinme gösteren hayvan veya bitki
  • deşarj
  • deşifre etmek
  • deşme
  • deşmek
  • DHKD
  • di- riltme. resuscitative diriltici
  • diameter
  • Diana
  • Diane kompleksi
  • diaspora
  • diatom
  • dibe çökmek
  • dibek
  • dibi düz ve tabanına iki demir ray takılı kuvvetli buz kayığı.
  • dibine darı ekmek
  • dibine inmek
  • dibine çökmek
  • dibudak ağacı veya kerestesi
  • Dick and Harry herkes
  • Dick reaksiyonu
  • Dicle
  • Dicle.
  • did you ever ! Acayip ! Çok tuhaf ! Allah Allah !
← PreviousPage 8 of 19Next →