LexiTurk← Dictionary

Turkish words: D

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • dışarı doğru çıkıntı yapmak
  • dışarı dışarıda
  • dışarı fırlamak
  • dışarı fırlamak. fling off dağıtmak
  • dışarı göndermek
  • dışarı götürülen.
  • dışarı salıvermek
  • dışarı sızmak
  • dışarı uğramak
  • dışarı uğratmak
  • dışarı verme
  • dışarı vermek
  • dışarı vermek.
  • dışarı vermek. give in teslim olmak
  • dışarı vermek. let on sırrı başkasına söylemek
  • dışarı çeken kas.
  • dışarı çıkacak yer
  • dışarı çıkmak
  • dışarı çıkmak. move heaven and earth her çareye baş vurmak. on the move hareket halinde
  • dışarıda
  • dışarıda bırakmak
  • dışarıda yapılan.
  • dışarıdaki
  • dışarıdan alınmamış.
  • dışarıdan gelen kimse
  • dışarıdan gelme
  • dışarısı
  • dışarısı soğuk
  • dışarıya
  • dışarıya doğru
  • dışarıya doğru. and so forth ve saire
  • dışarıya mal göndermek
  • dışavurumculuk
  • dışbükey
  • dışişleri bakanlığı
  • Dışişleri Bakanlığı memuru
  • dışkı
  • dışkı boşaltmak
  • dışkı defetmek
  • dışkı. fecal
  • dışkılama
  • dışkılamak
  • dışkılık
  • dışkıya ait.
  • dışkıç
  • dışlanan
  • dışlanmış
  • dışmerkezli
  • dışmerkezli olarak .eccentric'ity tuhaflık
  • dışrak
  • dışsal
  • dışsallaşma
  • dışsallaşmak
  • dışsatım
  • dışta bırakmak. Shut my mouth! Hayret! shut one' eyes to göz yummak
  • dışta kalma
  • dıştaki
  • dıştaki alem
  • dıştan
  • dıştan gelen arızi
  • dıştan olan
  • dıştan.
  • dışı
  • dışık
  • dışına dönmek
  • dışına çıkmak
  • dışında
  • dışında.
  • dışında. beside oneself kendinden geçmiş çılgınş beside the mark söz dışı
  • dışındalık hâli
  • dışından
← PreviousPage 19 of 19