Turkish words: C
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- cin mısırı.
- cin çarpması
- cinas
- cinayet
- cinayet mahalli
- cinayet. foul shot basketbol faul atışı. by fair means or foul iyi veya kötü yola baş vurarak
- cinci
- cingelek
- cingöz
- cingözlülük
- cinler
- cinli
- cinnet
- cinnet.
- cins
- cins cins
- cins farkı gözetmeme.
- cins farkı gözetmeyen
- cins isim
- cins ismi
- cins nevi
- cinse ait
- cinsel
- cinsel arzu uyandıran
- cinsel arzu uyandıran ilaç veya gıda maddesi.
- cinsel aşkla ilgili
- cinsel dürtü
- cinsel hayat
- cinsel ilişki
- cinsel ilişki. chamber of commerce ticaret odası. domestic commerce iç ticaret. foreign commerce dış ticaret.
- cinsel ilişkide bulunmak. go to great expense çok masrafa girmek. go to hell cehenneme gitmek
- cinsel istek
- cinsel kimlik
- cinsel organ
- cinsel partner
- cinsel sapık
- cinsel sapıklıkla ilgili
- cinsel taciz
- cinsel tercih
- cinsel yaşam
- cinsel yolla bulaşan hastalık
- cinsel yönelim
- cinsellik
- cinsellik bilimi
- cinsellik içgüdüsü
- cinsgüdüsel
- cinsi
- cinsi karışmış. ill-bred terbiye görmemiş .well-bred iyi terbiye görmüş.
- cinsi latif .fairish oldukça iyi
- cinsi münasebet için eş aramak.
- cinsi münasebet.
- cinsi münasebette bulunmak
- cinsi münasebette bulunmak. go along devam etmek. Go along ! Haydi
- cinsi sapık kimse .perversive yanıltıcı.
- cinsiyet
- cinsiyet ayrımcılığı
- cinsiyet değiştirme ameliyatı
- cinsiyet kimliği
- cinsiyet. sex appeal cinsi cazibe
- cinsiyete ait
- cinsiyetsiz
- cinsiyetsiz.
- cinsle ilgili
- cinslik
- cinslik bilim.
- cinsliksiz
- cinsteş
- cinsî organ
- cinsî uzuv
- cip
- cip.
- cips
- cips sosu
- cirit
- cirit atma gibi yarışmalar. field glasses çifte dürbün. field hospital sahra hastanesi. field knautia
- ciro
- ciro edilebilir
- ciro etmek
- ciro kâğıdı
- cirolamak
- cisim
- cisimcik
- cisimlendirme.
- cisimlendirmek
- cisimlendirmek. a fiend in carnate mücessem şeytan
- cisimlendirmek. personifica'tion şahıslandırma
- cisimleşmek
- cisimsel
- cisimsiz
- cismani
- cismani. worldly-minded dünyaperest
- cismanilik
- cismen.
- civa
- civanperçemi
- civar
- civarda
- civarında
- civciv
- civciv gibi ''cik cik" diye ses çıkarmak.
- civciv sesi.
- civciv veya fare gibi "cik cik" diye ses çıkarmak
- civelek
- civelek.
- Civil Engineer.
- ciyak ciyak bağırma
- ciyak ciyak bağırmak
- ciyaklama
- cizvit
- cizye
- ciğer
- ciğer söndürme
- ciğeri beş para etmez
- ciğeri beş para etmez adam.
- ciğerlere hava gitmemek
- ciğerotu
- clayish killi
- cleft veya cleaved veya cloven
- clickbait
- clrlak
- Cmt
- Coahuila
- coarse am
- coattails frakın kuyrukları. dress coat frak on his coattails sayesinde. coating tabaka
- Coca-Cola
- Cocos Adaları
- Cocoslu
- Coimbra
- Coimbra District
- coker
- cokey
- cokey sıfatıyle ata binmek
- Colima
- collectible toplanllabilir
- collie göz sapaklığı
- colonelship albaylık.
- Colonia Department
- coloq. gözünü boyamak. virgin wool ilk kez dokunmuş yün.
- Colorado
- coma comatose
- comatous komada
- come to close quarters göğüs goğüse dövüşmek
- comert
- comic strip karikatür şeklinde hikâye serisi. comic book miki tipinde resimli çocuk kitabı. comic opera operakomik.
- Como ili
- compass rose pusula kartı
- con spirito canlı olarak.
- conflux kavşak
- Connecticut
- conta
- contalama
- Cook Adaları
- cool down sükunet bulmak
- coop up tıkmak
- Cooper atmacası
- cop
- copperbottomed bakır dipli
- corduroy road bilhassa bataklıkları geçmekte kullanılan ve kütüklerden yapılmıs yol.
- Cork Kontluğu
- Cornwall
- corum
- County Meath
- county.
- Coventry
- cowardliness korkaklık
- cowpea börülce
- coğ. ilâhlar
- coğ. yatak örtüsü
- coğ. çıkar çevreleri.
- coğrafi
- coğrafya
- coğrafya kitabı. geographer coğrafya uzmanı
- coğrafyacı
- coşarak gitmek
- coşku
- coşkulu
- coşkun
- coşkun toplu koşuş
- coşkun.
- coşkunca alkış
- coşkunca.
- coşkunluk
- coşkunluk.
- coşkunlukla. expansiveness yayılma
- coşma
- coşma.
- coşmak
- coşmak. fly in the face of sözünü dinlememek
- coşmuş. open fire atışa başlamak. play with fire ateşle oynamak
- coşturmak
- coşturmak.
- coşturu
- coşu
- crab cactus subayra
- crazy over düşkün
- crust of the earth yerkabuğu.
- Cu
- Cuba
- cudam
- Culfa
- cultivatable ekilebilir
- culuk
- culus etmek. throng kalabalık
- cuma
- cuma akşamı
- cuma. Good Friday Paskalya yortusundan önceki cuma.
- cumartesi
- cumartesi günü. seventh heaven büyük mutluluk
- cumartesi.
- cumba
- Cumbria
- cumburlop
- cumburlop düşmek
- cumburtu
- cumhur
- Cumhur İttifakı
- cumhur reisi
- cumhurbaşkanı
- cumhuriyet
- cumhuriyet hükümeti. republican cumhuriyete ait
- cumhuriyetperver
- cumhuriyetçi
- cumhuriyetçiler
- cumhuriyetçilik
- cunda
- cunta
- cup
- cupcake
- cura
- Curaçao
- curcuna
- curry powder ile pişirilmiş et veya pilav. curry powder Hint mutfağında kullanılan biberli karışık baharat.
- Cusco Bölgesi
- cuzi
- Cuçe
- cy fazlalık
- Câferîlik
- Câlût
- câzibe
- Côte d'Ivoire
- cömert
- cömert davranmak
- cömert eli açık
- cömert ruhlu
- cömert. handsomely cömertçe
- cömert. make free with lâubali olmak
- cömertlik
- cömertçe
- cömertçe verilen hediye
- cömertçe.