LexiTurk← Dictionary

Turkish words: B

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • Büyükayı
  • Büyükayı takımyıldızındaki işaret yıldızları.
  • büyükbaba
  • büyükbaş hayvan
  • büyükelçi
  • büyükelçiden bir alt derecedeki diplomat.
  • büyüklenmek
  • büyüklük
  • büyüklük mertebesi
  • büyüklük taslamak
  • büyüklük.
  • büyüklüklerine göre ayırmak
  • büyüklüğüne göre ağır
  • büyüklüğünü tahmin etmek. size up ABD. kdili. karşısındakini tartmak
  • büyüktür
  • büyükçe
  • büyülemek
  • büyülemek.
  • büyülemek. cast a spell on büyülemek
  • büyülenme
  • büyülenmiş. captiv'ity esaret
  • büyüleyerek.
  • büyüleyici
  • büyüleyici güzellikte kadın
  • büyüleyici olmak
  • büyüleyici. enchantment sihir
  • büyüleyici. ravishingly büyüleyici şekilde.
  • büyüleyici. wizardry büyücülük
  • büyültme
  • büyültme.
  • büyültmek
  • büyülü
  • büyülü yer. fairylike peri gibi
  • büyüme
  • büyüme çağı.
  • büyümede duraklama
  • büyümek
  • büyümek genişlemek
  • büyümekte olan
  • büyümesini önlemek
  • büyümüş
  • büyümüş grownup büyümüş. grownup yetişkin kimse. grownups yetişkinler .
  • büyüsel
  • büyüten kimse.
  • büyüteç
  • büyütme
  • büyütmek
  • büyütmek.
  • büyütmek. nourish false hopes gerçekleşemeyecek ümitler beslemek.
  • büyütülmüş
  • büzgen
  • büzgü
  • büzme
  • büzmek
  • büzük
  • büzülme
  • büzülmek
  • büzülmüş
  • büzülür
  • büğet
  • bıdık
  • bıkkın
  • bıkkınlık
  • bıkkınlık ifade eden.
  • bıkkınlık vermek
  • bıkmak
  • bıkmış
  • bıkmış. tired of waiting beklemekten usanmış. tired'ness yorgunluk.
  • bıktıncı
  • bıktıncı olma
  • bıktırarak
  • bıktırmak
  • bıktırıcı
  • bıktırıncaya kadar söylemek
  • bıkıp usanmadan çalışan kimse
  • bıldır
  • bıldırcın
  • bıldırcın eti
  • bıldırcın kılavuzu
  • bılız
  • bıngıldak
  • bırak
  • bırakma
  • bırakma.
  • bırakmak
  • bırakmak. leave out atlamak
  • bırakmak. sufferer ıstırap çeken kimse.
  • bırakmamak
  • bırakmamak.
  • bırakmayan özellik
  • bırakmaz
  • bırakılabilir.
  • bırakılmış şey
  • bırakım
  • bırakıt
  • bıyık
  • bıyık altından gülmek
  • bıyık altından gülmek. have the last laugh işin sonunda kazanmış olmak.
  • bıyık.
  • bıyıklı
  • bıyıklı baştankara
  • bıyıklı baştankaragiller
  • bıyıklı doğan
  • bıyıklı kamışçın
  • bıyıklı sumru
  • bıyıklı yalıçapkını
  • bıyıklı ötleğen
  • bızır
  • bıçak
  • bıçak ağzı
  • bıçak sokma
  • bıçak sırtı
  • bıçak veya hançer saplamak
  • bıçak. Iook daggers at someone bir kimseye öfke ile bakmak.
  • bıçakla kesmek
  • bıçakla yontmak. whittle down
  • bıçaklama
  • bıçaklamak
  • bıçaklamak.
  • bıçakçı
  • bıçkı
  • bıçkı ile biçmek
  • bıçkı makinası
  • bıçkı tozu
  • bıçkıcı
  • bıçkıcı.
  • bıçkıcı. lumberyard kereste deposu. lumber mill kereste kesme yeri.
  • bıçkıhane
  • bıçkıhane.
  • bışlak
← PreviousPage 27 of 27