LexiTurk← Dictionary

Turkish words: B

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • Bolivya.
  • Bolivyalı
  • bollasmak.
  • bollaştırmak
  • bolluk
  • bolluk sembolü. horns of a dilemma birinin seçilmesi icap eden iki müşkül şık
  • bolluk.
  • bollukla
  • Bologna ili
  • bolometre
  • Bolonya
  • Boltzman etkeni
  • Bolu
  • bolüm
  • Bolşevik
  • Bolşevik. Bolshevist Bolşevik. Bolshevism Bolşeviklik.
  • Bolşeviklik
  • bomba
  • bomba atan kimse.
  • bomba mermisi
  • bombacı
  • bombalama
  • bombalamak
  • bombanın açtığı çukur.
  • bombardıman
  • bombardıman etmek
  • bombardıman etmek: bombalamak
  • bombardıman uçağı
  • Bombay
  • bombus
  • Bonaparte martısı
  • bonbon
  • boncuk
  • boncuk dizisi
  • boncuklu
  • boncukçu
  • bone
  • bonfile
  • bonkör
  • bonkörlük
  • bonmarşe. departmen'tal kısımlara ait
  • bono
  • bonsai
  • bonsay
  • bonservis
  • bonservis.
  • bonus
  • Boole'ca
  • Boole'sal
  • boose
  • bootloader
  • bor
  • bora
  • bora çıkmak
  • bora.
  • bora. hurricane deck yolcu gemilerinin en üst güvertesi. hurricane lamp rüzgar feneri
  • boraks
  • boranı
  • borasit
  • borazan
  • borazan kuşu
  • borca batmış. be behind the times geri kafalı olmak
  • borca girmemek
  • borca girmemek. pay out ödemek
  • borcu olmak
  • borcunu affetmek
  • borcunu ödemek
  • borcunu ödeyebilecek durumda olan
  • borda
  • borda kancası.
  • bordalamak
  • bordasına. alongshore kıyı boyunca. along about esnasında
  • bordasında
  • bordaya gelmek.come around kendine gelmek
  • Bordeaux
  • borderline kişilik bozukluğu
  • bordo
  • bordo limanı
  • bordo şarabı
  • Bordo şarabı .Bordeaux mixture ağaçları korumak için kullanılan karışım.
  • bordro
  • borik asit
  • Borneo
  • bornoz
  • borsa
  • borsa hisseleri üzerinden vurgun yapmak
  • borsa tellalı
  • borsa:telefon santralı
  • borsacı
  • borsacı. exchange rate kambiyo kuru
  • borsada ani fiyat düşüşü
  • borsada geçici bir faaliyet
  • borsada muamele listesine girmemiş.
  • borsalarda esas tutulan birim
  • boru
  • boru döşemek
  • boru eklinde şey
  • boru funnel cloud bulut hortumu
  • boru gibi ses çıkarmak
  • boru gibi ses çıkarmak. trumpet call boru sesi ile çağırma. trumpet creeper borulu hanımeli
  • boru gibi şeyden akan madde
  • boru hattı
  • boru koymak
  • boru sesi
  • boru sesi.
  • boru temizlemek için bükülebilen tel
  • boru tesisatçılığı.
  • boru çalan kimse
  • boru çalarak ilân etmek
  • boru çalarak çağırmak. bugler boru çalan kimse.
  • boru çalmak
  • boru çiçeği
  • borular
  • borularla teçhiz etmek
  • borulu
  • borunun ek yerlerini yapıştırmak için kullanılan ince toz haline getirilmiş bir kil bileşimi
  • borununkine benzer ses
  • boruya dirsek koymak
  • boruzan
  • boruçiçeği.
  • Boryspil
  • borç
  • borç alan
  • borç almak
  • borç bakiyesi hang in the balance muallâkta olmak
  • borç ikrarı.
  • borç miktarı
  • borç olan
  • borç veren
  • borç veresiye alışveriş. buy on tick veresiye almak.
  • borç vermek
  • borç çorbası
  • borç ödeme. day of reckoning hesaplaşma günü
  • borçlandırmak.
  • borçlanma
  • borçlar.
  • borçları birleştirme.
  • borçlu
  • borçlu olmak
  • borçlu. owing to sebebiyle.
  • borçsuz
  • borş
  • borş.
  • Bosna
  • Bosna Hersekli
  • Bosna Sarayı
  • Bosna Soykırımı
  • Bosna-Hersek
  • Bosna. Bosnian Boşnak
  • Bosnalı
  • Bosnalılık
  • Bosnasaray
  • bostan
  • bostan bozan
  • bostan böceği
  • bostan korkuluğu
  • bostan sineği
  • Boston
  • bot
  • botanik
  • botanik bahçesi
  • botanik bitkibilimi.
  • botanist
  • botoks
  • Botsvana
  • Botsvana Cumhuriyeti
  • Botsvanalı
  • bottle.
  • botş Monarda didymaş bee beetle arı kovanlarında yaşayan bir bocek
  • Bou Regreg
  • Bouvet Adası
  • Bouvetli
  • Bovarizm
  • bovling
  • bovling salonu
  • bowling oyununda ilk vuruşta bütün kukaları devirme
  • bowling oyununda topu atan kimse. bowler hat melon şapka.
  • box office
  • boy
  • boy atmak
  • boy aynası. cut glass billur
  • boy otu
  • boy ölçüsü. linear perspective resimde görünen şeylerin uzaklıkları oranında küçülmeleri.
  • boy ölçüşmek
  • boya
  • boya fırçası
  • boya fıçısı
  • boya gibi sürmek
  • boya ile resim yapmak
  • boya ile resmini yapmak
  • boya kökü
  • boya veya eczayı ezip karıştırmaya mahsus havaneli
  • boya vurmak
  • boya | mum | pastel
  • boyacı
  • boyacılık
  • boyahane
  • boyalarda kullanılan bir çeşit yağ.
  • boyalı
  • boyalı kaplan papağanı
  • boyama
  • boyama kitabı
  • boyamak
  • boyanmak
  • boyanmak. dyestuff boya ilacı. dyed in the wool ham madde halinde boyanmış
  • boyar
  • boyasız
  • boyayarak süslemek
  • boyayı çıkaran madde
  • boyayıcı madde
  • boyayış tarzı
  • boybos
  • boydak
  • boykot
  • boykot yapmak
  • boykot.
  • boylam
  • boylam dairesi
  • boylamak.
  • boylu
  • boyna küreği
  • boynu vurulmak. make head against güçlükler karşısında ilerlemek. off one's head
  • boynunu vurmak
  • boynuz
  • boynuz atmak
  • boynuz gaga
  • boynuz gibi
  • boynuz ile vurmak
  • boynuz koymak
  • boynuz şekli vermek
  • boynuz şeklindeki herhangi bir sey
  • boynuzdan veya boynuza benzer bir maddeden yapılmış
  • boynuzgaga
  • boynuzla yaralamak .
  • boynuzlamak
  • boynuzları çıkmış. off his trolley kdili. kafadan çatlak.
  • boynuzlu
  • boynuzlugiller
  • boynuzsuz
  • boysuz
  • boyun
  • boyun atkısı
  • boyun bağı
  • boyun borcu
  • boyun eğdirmek
  • boyun eğen
  • boyun eğen. submissively boyun eğerek
  • boyun eğme
  • boyun eğme.
  • boyun eğmek
← PreviousPage 20 of 27Next →