LexiTurk← Dictionary

Turkish words: B

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • b apandisit körbağırsağın iltihaplanması.
  • b kuyruksuz veya kısa kuyruklu maymun
  • b.h. 14 ile 16'ncı yüzyıllar arasında Avrupa'da ilim ve sanat yeniliği
  • b.h. Akdeniz Mediterranean scad karagöz istavrit balığı
  • b.h. Allah
  • b.h. aşk tanrısı
  • b.h. Dogulu kimse
  • b.h. Doğu
  • b.h. Engizisyon mahkemesi. inquisitional Engizisyon veya soruşturma ile ilgili.
  • b.h. eskiden çin'in resmi dili olan bir Kuzey çin lehçesi mandarin. duck çin ördeği
  • b.h. Hazreti isa'nın çarmıha gerilmesinde çektiği ıstırap. passion flower çarkıfelek çiçeği
  • b.h. İngiltere'de dizbağı nişanı
  • b.h. İngiltere'de yüksek bir hazine memuru.
  • b.h. Kitabı Mukaddes'in son cüz'ü
  • b.h. mason
  • b.h. Matmazel
  • b.h. Müzlerden biri.
  • b.h. Napolyon. Napoleonic Napolyon'a ait.
  • b.h. papa
  • b.h. patrik. patriar'chal patriğe ait
  • b.h. Protestan
  • b.h. Protestanlara ait. Protestantism Protestanlık
  • b.h. Rab
  • b.h. Satürn gezegeninin beşinci uydusu.
  • b.h. stoacı
  • b.h. stoik felsefe
  • b.h.kral veya eşine verilen ünvan . Your Majesty
  • b.p. ilmi
  • BA black art sihir
  • Baas
  • Baasçılık
  • bab
  • baba
  • baba boyunduruğu
  • baba evi
  • baba gibi
  • baba hindi
  • baba hindi. turkey hen dişi hindi. turkey trot bir çeşit caz dansı. talk turkey dobra dobra konuşmak
  • baba tarafı
  • baba tarafından olan
  • baba veya soy ismine ait
  • baba yadigârı
  • baba.
  • baba. king row dama oyununda dama yapılan sıra. King' Counsel ing.
  • babaanne
  • babacan
  • babacan kimse
  • babacan.
  • babacı
  • babacık
  • babacığım
  • babadan kalma. paternally babaca
  • babadan oğula intikal eden
  • babafingo
  • babaganuç
  • babaköş
  • babalar
  • babalar günü
  • babaları tutmak
  • babalık
  • babalık izni
  • babalık sıfatı
  • babalık testi
  • babalık. fatherless babasız
  • babalık. foster mother sütana
  • babamız
  • babasl olmak
  • babası olmak
  • babasız
  • babaya ait
  • babaya mahsus
  • babaya yakışır
  • babayani
  • babayanilik
  • babaç
  • babaçko
  • babet
  • Babi
  • Babil
  • Babil dili.
  • Babil ili
  • Babil imparatorluğu.
  • Babil imparatorluğunda oturan kimse
  • Babil Kulesi
  • Babil şehri
  • Babil şehri ve kulesi
  • Babil şehrine veya imparatorluğuna ait
  • babun
  • babydoll
  • Babür İmparatorluğu
  • Babıali
  • baca
  • baca başlığı
  • baca temizleyicisi
  • baca.
  • bacak
  • bacak kemiği
  • bacak vazifesi gören şey
  • bacakkalemi
  • bacakkıran
  • bacaklı: bandy-legged paytak
  • bacaklık
  • bacaksız
  • bacanak
  • bacanaklık
  • Bachelor of Engineerinsl
  • bachelorhood bachelorship bekârlık. Bachelor of Arts degree edebiyat fakültesi diploması
  • bacon
  • bacı
  • badadez
  • Badajoz ili
  • badak
  • badana
  • badana etmek
  • badanacı
  • badehu
  • badem
  • badem ağacı
  • badem ezmesi
  • badem gibi
  • badem sütü
  • badem yağı
  • bademcik
  • bademezmesi
  • baderna
  • badi
  • badi badi yürümek
  • badici
  • badincan
  • badminton
  • badıç
  • BAE
  • Baer patkası
  • Baf
  • bag
  • baga
  • bagaj
  • bagaj bandı
  • bagas
  • bagdaştırmak
  • baget
  • baget ekmek
  • baglantısını kesmek
  • baglaç
  • baglaç çünkü
  • bagımsızlık
  • bahadır
  • Bahai
  • Bahailik
  • Bahamalar
  • Bahamalı
  • bahan.
  • bahane
  • bahane aramak
  • bahane. coffee grounds telve.
  • bahar
  • bahar açmak
  • Bahar Bayramı. May Duke pembe kiraz
  • Bahar Bayramında halkın etrafında dans ettiği çiçeklerle süslü direk.
  • bahar dalı: bu şekilde yapılan süs.
  • bahar gibi güzel kokulu
  • bahar temizliği
  • baharat
  • baharat gibi güzel kokan şey
  • baharat gibi kokan.
  • baharat katmak
  • baharatlı
  • baharatlı oluş.
  • baharatlı ve salçalı bir et yemeği
  • baharatsız
  • baharlı
  • Bahattin
  • Bahia
  • bahis
  • bahis konusu
  • bahis tutmak
  • bahis tutuşma
  • bahis tutuşmada veya kumarda ortaya konulan para
  • bahis tutuşmak
  • bahis tutuşmak.
  • bahis. tossed salad hafifçe altüst edilmiş salata. toss down içivermek
  • Bahreyn
  • Bahreyn Krallığı
  • Bahreynli
  • bahri
  • bahriye
  • bahriye albayı
  • bahriye hizmetine zorlamak
  • bahriyeli
  • bahse girişmek
  • bahse girmek
  • bahse girmek. lay down one' arms silâhlarını bırakmak
  • bahse tutuşma.
  • bahsedil memiş
  • bahsedilen
  • bahsedilmeye değer.
  • bahsedilmeye layık olmayan
  • bahsetmek
  • bahsetmek .talk around meselenin aslına temas etmeden müzakere etmek. talk at boşuna konuşmak. talk away durmadan konuşmak
  • bahsetmek. speak out açıkça söylemek
  • bahsetmeyiş
  • bahsini etmek
  • baht
  • bahtiyar
  • bahtiyar. just my luck tam benim şansıma. out of luck talihsiz. try one' luck şansını denemek. worse luck maalesef
  • bahtiyarlık
  • bahtsız
  • bahtsız. for luck uğur getirsin diye. in luck talihli
  • Bahâî
  • Bahâîlik
  • bahçe
  • bahçe katı
  • bahçe kiraz kuşu
  • bahçe nanesi
  • bahçe tırmaşık kuşu
  • bahçe yapmak
  • bahçe çileği
  • bahçe şebboyu
  • bahçecilik
  • bahçede çalışmak
  • Bahçesaray
  • bahçıvan
  • bahçıvan beli
  • bahçıvan çapası
  • bahçıvanlık
  • bahçıvanlık etmek
  • bahıs
  • bahşetmek
  • bahşiş
  • bahşiş .
  • bahşiş atın dişine bakılmaz
  • bahşiş vermek
  • bahşiş. rewardable mükâfatlandırılabilir.
  • bahșiș
  • bak
  • bak bak
  • bak sen
  • bak şu işe
  • bakalit
  • bakalorya
  • bakalyaro
  • bakan
  • bakan kimse
  • bakan veya hizmet eden kimse.
  • bakanlar kurulu
  • bakanlık
  • bakanlık .departmentstore her şeyi satan büyük mağaza
  • bakanlık veya orta elçilik görevine ait
  • bakar kör
  • bakara.
Page 1 of 27Next →