LexiTurk← Dictionary

Turkish words: A

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • aile doktoru
  • aile ferdi
  • aile hanımı
  • aile hayatı
  • aile hekimi
  • aile hukuku
  • aile ismi
  • aile muhiti
  • aile ocağı
  • aile planlaması
  • aile reisi
  • aile sırrı.
  • aile üyesi
  • aileden geçmiş.
  • ailenin en küçük oğlu.
  • ailevi
  • ailevî
  • aileye ait
  • ailurofobi
  • Ain
  • ait
  • ait olmak
  • aitlik
  • ajan
  • ajan provokatör
  • ajanda
  • ajanlık
  • ajanlık yapmak
  • ajans
  • Ajax
  • ajine
  • ajitasyon
  • ajite
  • ajur
  • ak
  • ak altın
  • ak asbest.
  • ak balina
  • ak balık
  • ak başlı akbaba
  • ak başlı kartal
  • ak başlı kiraz kuşu
  • ak boyunlu turna
  • ak dağ keçisi
  • ak dut
  • ak gerdanlı kanarya
  • ak gerdanlı kılkuyruk
  • ak gözlü
  • ak gözlü kerkenez
  • ak gözlü ötleğen
  • ak kan
  • ak kan bezi yangısı
  • ak kan yangısı
  • ak kanatlı kara ördek
  • ak kanatlı kocabaş
  • ak kanatlı saksağan
  • ak kanatlı sumru
  • ak kanatlı tohumcul
  • ak kanatlı toygar
  • ak kanatlı çaprazgaga
  • ak karınlı ebabil
  • ak karınlı kanarya
  • ak kavak
  • ak kaşlı kiraz kuşu
  • ak kaşıkçı
  • ak kum kuşu
  • ak kuyruklu kız kuşu
  • ak kuyruklu tropik kuşu
  • ak kuyruklu çaylak
  • ak kuyruksallayan
  • ak madde
  • ak mukallit
  • ak omuzlu aynak
  • ak pas
  • ak pelikan
  • ak renk
  • ak sırtlı akbaba
  • ak sırtlı ağaçkakan
  • ak sırtlı kuyrukkakan
  • ak tepeli kara kuyrukkakan
  • ak turna
  • ak yanaklı kaz
  • ak yüzlü aynak
  • ak zambak
  • ak çaylak
  • akabe
  • akabinde
  • akabinde. in return for karşılık olarak.
  • Akad
  • Akad Dili
  • Akadca
  • Akadca gibi dillerde birer hece belirten işaretlerin listesi.
  • akademi
  • akademi üyesi. fellow citizen
  • akademik
  • akademik olarak
  • akademisyen
  • Akadlı
  • akaju
  • akak
  • akalazya
  • akamete uğratmak
  • Akan
  • akan anber ağacı. sweet marjoram mercanköşk
  • Akan dili
  • akan yıldız
  • akanyıldız
  • akapella
  • akar
  • akar gibi girmek veya geçmek
  • akarca
  • akarisit
  • akarlar
  • akarsu
  • akarsu kolu: dal budak salmak
  • akarsu terası
  • akarsu yatağı
  • akaryakıt
  • akaryakıt istasyonu
  • akaryakıt. fuel pump yakıt pompası. fuel tank yakıt deposu. add fuel to the flames yangına körükle gitmek.
  • akasma
  • akasya
  • akasya ağacı
  • akaç.
  • akaçlama
  • akaçlamak
  • akağaç
  • akbaba
  • akbabaya benzer.
  • akbalık
  • akbalıkçıl
  • akbasma
  • akbasma.
  • akbaş
  • akburçak
  • akciğer
  • akciğer göbeği
  • akciğer hastalığı
  • akciğer hilusu
  • akciğer iltihabı. double pneumonia iki taraflı zaturree.
  • akciğer kanseri
  • akciğer zarı
  • akciğer.
  • Akdam
  • akdarı
  • Akdeniz
  • Akdeniz Bölgesi
  • Akdeniz iklimi
  • Akdeniz martısı
  • akdetmek
  • akdolunabilir
  • akdoğan
  • aken
  • akgünlük
  • akhardal
  • akibet
  • akide
  • akide şekeri
  • akide. gospel truth asıl hakikat.
  • akidenin doğruluğu.
  • akidesi bozuk
  • akifer
  • akik
  • akim
  • akis
  • akis.ring down tiyatro perdeyi indir işareti vermek
  • akit
  • Akita
  • akitard
  • Akka
  • akkan düğümü.
  • akkan. lymph node. lenf bezi
  • akkarınca
  • akkarınlı sağan
  • akkavak
  • akkefal
  • akkelebek
  • Akkerman
  • akkor
  • Akkoyunlu
  • akkuyruk
  • akla dayanan
  • akla gelebilen. think'ing düşünen
  • akla gelmek
  • akla gelmek.
  • akla sığar
  • akla sığmayan.
  • akla uygun
  • akla uygun gelmeyen
  • akla yakın
  • akla yatkın
  • akla yatmak. stand treat başkalarına ikram etmek. stand trial muhakeme edilmek
  • aklama belgesi
  • aklamak
  • Aklan
  • aklanma
  • aklanmak
  • aklen
  • akli
  • akli denge bozukluğundan ileri gelen kuruntu. hallu'cinative
  • akli dengesi bozuk.
  • akliyeci
  • aklî
  • aklı
  • aklı başka yerde olma
  • aklı başında
  • aklı başında olma
  • aklı başında olmayan
  • aklı başından gitmek
  • aklı başından gitmiş
  • aklı ermez
  • aklı karalı
  • aklı karıştıran
  • aklı veya ahlâkı zayıf olan. slight'ly az slight'ness önemsizlik.
  • aklı yerinde olmayarak.
  • aklıhdan geçmek. cross out karalamak
  • aklık
  • aklıma gelmişken
  • aklıma gelmişken. by way of yolu ile
  • aklın kabul edebileceği
  • aklın yolu bir
  • aklına gelmek
  • aklına getirmek
  • aklına sokmak
  • aklına takılmak. get one' back up inat etmek
  • aklında ne var?
  • aklında tartmak
  • aklında tutmak
  • aklından ne geçiyor?
  • aklından zoru olmak. let loose salıvermek
  • aklını başına getirmek
  • aklını başına getirmek. give a play temsil vermek
  • aklını başına getirmek. soberminded aklı başında
  • aklını başına toplamak
  • aklını başından alarak.
  • aklını başından almak
  • aklını kaybetmek
  • aklını kaçırmak
  • aklını çelmek
  • aklını şaşırmış
  • aklıselim
  • aklıselim. good-tempered iyi huylu
  • aklıselimlik
  • akma
  • akmak
  • akmantar
  • akmaz
  • akmazlık
  • akne
  • akompanyatör
← PreviousPage 5 of 26Next →