{"schema_version":1,"dictionary_version":"p3-5553c16f59795a34.e2-4abcbedd08965becbb75","headword":"verge","language":"en","translations":[{"text":"kenar","language":"tr","example":"Wendy'nin deniz kenarında yetiştiği doğru fakat o iyi bir yüzücü değil."},{"text":"sınır","language":"tr","example":"Şirket sabrının sınırında."},{"text":"değnek","language":"tr","example":"Biz ev sahibesine kirayı ödersek, yiyecek için hiç paramız olmayacak; iki ucu boklu değnek."},{"text":"asa","language":"tr","example":"Asal sayılar hayata benzer, onlar tamamen mantıksaldır fakat, eğer tüm zamanınızı onun hakkında düşünmek için harcarsanız kurallarının bulunması imkânsızdır."},{"text":"hudut","language":"tr"},{"text":"eşik","language":"tr","example":"Tom Mary'yi eşikten taşıdı."},{"text":"meyletmek","language":"tr"},{"text":"had","language":"tr","example":"Hadi! Benimle konuş, Trang."},{"text":"yönelmek","language":"tr","example":"İngiltere, uluslararası ilişkilerde Avrupa'dan çok Atlas Okyanusuna yönelmektedir."},{"text":"halka daire","language":"tr"},{"text":"-e doğru gitmek","language":"tr"},{"text":"\"on\" ile yaklaşmak","language":"tr"}],"canonical_url":"https://lexiturk.com/en/verge","license_notice_url":"https://lexiturk.com/attribution"}