{"schema_version":1,"dictionary_version":"p3-5553c16f59795a34.e2-4abcbedd08965becbb75","headword":"shed","language":"en","translations":[{"text":"akıtmak","language":"tr"},{"text":"sundurma","language":"tr","example":"Mary genellikle sundurmada yalnız otururdu."},{"text":"baraka","language":"tr","example":"Onlar ya barakada ya da mağarada."},{"text":"dökmek","language":"tr","example":"Bu onun kelimelere dökmek istemediği bir şeydi."},{"text":"bölmek","language":"tr","example":"Dünya üzerinde mutluluğu çoğaltmanın tek yolu onu bölmektir."},{"text":"taksim etmek","language":"tr"},{"text":"külüstür","language":"tr","example":"Onun eski külüstürü bir şeye değmez."},{"text":"dışarı vermek","language":"tr","example":"Neden bütün sırlarımı dışarı vermek zorundasın?"},{"text":"depolama kulübesi","language":"tr","example":"Tom eski bir otobüsü depolama kulübesi olarak kullanıyor."},{"text":"dağıtmak","language":"tr","example":"Sanırım astlarıma öğüt dağıtmak zorunda olduğum yaşa ulaştım."},{"text":"saçmak","language":"tr"},{"text":"hangar","language":"tr"},{"text":"argaç aralığı","language":"tr"},{"text":"shedding) dökmek","language":"tr"},{"text":"içine geçirmemek (su)","language":"tr"}],"canonical_url":"https://lexiturk.com/en/shed","license_notice_url":"https://lexiturk.com/attribution"}