{"schema_version":1,"dictionary_version":"p3-5553c16f59795a34.e2-4abcbedd08965becbb75","headword":"precipitous","language":"en","translations":[{"text":"telaş","language":"tr","example":"John o kadar telaşlıydı ki konuşmaya vakti yoktu."},{"text":"dik","language":"tr","example":"Dikkatlice bak. Nasıl yapıldığını sana göstereceğim."},{"text":"atılgan","language":"tr","example":"Tom'un atılganlığından nefret ediyorum."},{"text":"aceleyle","language":"tr","example":"İşlerini aceleyle yaparsan hatalar yaparsın."},{"text":"sarp","language":"tr","example":"Sarp bir kayalığın tepesine tırmandılar."},{"text":"uçurum gibi","language":"tr"},{"text":"uçurumlardan ibaret","language":"tr"}],"canonical_url":"https://lexiturk.com/en/precipitous","license_notice_url":"https://lexiturk.com/attribution"}