{"schema_version":1,"dictionary_version":"p3-5553c16f59795a34.e2-4abcbedd08965becbb75","headword":"mitigate","language":"en","translations":[{"text":"yatıştırmak","language":"tr","example":"McClellan Lincoln'un korkularını yatıştırmak için çalıştı."},{"text":"azaltmak","language":"tr","example":"Sigaraları azaltmaktansa, bayım, niçin onları bırakmıyorsun."},{"text":"hafifletmek","language":"tr","example":"O, atmosferi hafifletmek için bir şarkı söyledi."},{"text":"yumuşatmak","language":"tr","example":"Ayaklarımın arkasını yumuşatmak için ponza taşı ile ovarım."},{"text":"dindirmek","language":"tr","example":"Doktor ağrıyı dindirmek için ona bazı ilaçlar verdi."},{"text":"tadil etmek","language":"tr"},{"text":"azaltılabilir","language":"tr"}],"canonical_url":"https://lexiturk.com/en/mitigate","license_notice_url":"https://lexiturk.com/attribution"}