{"schema_version":1,"dictionary_version":"p3-5553c16f59795a34.e2-4abcbedd08965becbb75","headword":"breath","language":"en","translations":[{"text":"nefes","language":"tr","example":"Paranın konuştuğu bu sert, küçük dünyada, onun hayat tarzı derin bir nefes taze hava gibi."},{"text":"soluk","language":"tr","example":"Bu yeni bir soluk getirir."},{"text":"an","language":"tr","example":"Bir an için onun delirmiş olduğunu düşündüm."},{"text":"fısıltı","language":"tr","example":"Tom yüksek bir fısıltıyla konuştu."},{"text":"dem","language":"tr","example":"Eğer beni bu şekilde tanımıyor idiysen, kısaca beni tanımamışsın demektir."},{"text":"soluk almak","language":"tr","example":"Tom soluk almak için yukarı çıktı."},{"text":"nefes alma","language":"tr","example":"Neredeyse boğulmuş olan adam nefes almaya başladı."},{"text":"hafif rüzgâr","language":"tr","example":"Hoş kokular hafif rüzgârlarla yayılır."},{"text":"bir nefeslik zaman","language":"tr"},{"text":"ağızdan çıkan buhar","language":"tr"}],"canonical_url":"https://lexiturk.com/en/breath","license_notice_url":"https://lexiturk.com/attribution"}