LexiTurk← Dictionary

Turkish words: Z

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • Z harfi
  • Z şekli.
  • za'fından faydalanmak. throw open açmak
  • zaaf
  • zaaf duyulan şey.
  • zaaf ile
  • zabıt
  • zabıt varakası
  • zabıta
  • zabıta memuru.
  • zabıtname
  • Zacatecas
  • zafer
  • zafer alameti
  • zafer alayı
  • zafer kazanmak
  • zafer kazanmak muzaffer olmak
  • zafer kazanmak. coconut palm hindistancevizi ağacı. date palm hurma ağacı. dwarf palm bodur hurma ağacı
  • zafer kupası
  • zafer merasimi yapmak.
  • zafer nişanesi olarak verilen defneden yapılmış taç
  • zafer sevinci
  • zafer takı
  • zafiyet
  • zafiyet.
  • Zagreb
  • Zagrep
  • zahir
  • zahire
  • zahiren
  • zahiri
  • zahit
  • zahit kimse
  • zahitlik
  • zahme
  • zahmet
  • zahmet etmek
  • zahmet meşakkat
  • zahmet olmazsa
  • zahmet ve meşakkat
  • zahmet ve meşakkat çekmek
  • zahmet vermek
  • zahmet vermek.
  • zahmet çekmek
  • zahmetine değer.
  • zahmetle para biriktirmek
  • zahmetli
  • zahmetli iş
  • zahmetsiz
  • zahmetsizce
  • zahmette
  • zahter
  • zail olan
  • zail olma
  • zail olmak
  • zail olmak.
  • zail olmamak
  • Zaire
  • zait
  • Zakatala
  • zakkum
  • zalim
  • zalim adam. tiger cat kaplan gibi derisi yollu yaban kedisi
  • zalim ve canavar ruhlu kimse
  • zalim. basely alçakça. baseness alçaklık.
  • zalim. fiendishly şeytancasına. fiendishness canavarlık.
  • zalim. heavy-hearted kederli
  • zalim. stonily soğuk soğuk sertçe
  • zalim. unmercifully merhametsizce.
  • zalim: medeniyet görmemiş kimse
  • zalimane
  • zalimce
  • zalimce öldürmek
  • zalimcesine
  • zalimin hâkimiyeti
  • zalimlik
  • zam
  • zaman
  • zaman aralığı
  • zaman aşımı
  • zaman aşımı ile hak kazanmak.
  • zaman aşımına tabi olmak
  • zaman damgası
  • zaman dilimi
  • zaman geçirmek
  • zaman geçtikçe.
  • zaman göstergesi
  • zaman her şeyin ilacıdır
  • zaman kazanmak
  • zaman makinesi
  • zaman penceresi
  • zaman tespiti
  • zaman veya rütbe bakımından önce gelme
  • zaman yolculuğu
  • zaman yolcusu
  • zaman zaman
  • zaman zaman.
  • zaman zaman. gain time zaman kazanmak
  • zaman zaman. now then şu halde
  • zaman çizelgesi
  • zaman öldürmek
  • zamana ayak uyduramamak.
  • zamana kadar. till now şimdiye kadar. till the end of time ebediyen. till then o vakte kadar. till I come. ben gelinceye kadar.
  • zamana uygun.
  • zamana uymak
  • zamanda yolculuk
  • zamandaş
  • zamanla
  • zamanla ve kullanma dolayısıyle görünüşü güzelleşen herhangi bir yüzey.
  • zamanlama
  • zamansız
  • zamansızlık
  • zamanı geldi- ği halde ödenmemiş
  • zamanı göstermek. Every blow tells Her darbenin tesiri var. all told bütünüyle
  • zamanında
  • zamanında. sharp practice dalavereli iş. at four o'clock sharp saat tam dörtte. Iook shurp dikkat etmek
  • zamanını hesap etmek
  • zamazingo
  • zambak
  • zambak gibi
  • zambak yaprağı. sweet flag eğir
  • zambakgiller
  • zambia
  • Zambiya
  • Zambiya Cumhuriyeti
  • Zambiyalı
  • zamir
  • zamk
  • zamk akıtmak
  • zamk ağacı
  • zamk ağacı. gum water arap zamkı ile su karışımı. bluegum tree sıtma ağacı
  • zamklamak
  • zamklı
  • zamklı selüloit şeridi.
  • zamkıarabi
  • zammetmek
  • zampara
  • zamparalık
  • zan
  • zan altında bulunan
  • Zan dili
  • zan.
  • zanaat
  • zanaatkar
  • zanaatkâr
  • zanaatçı
  • zangoç
  • zanlı
  • zannedilenin aksine
  • zannetmek
  • zannetmek. take French leave izinsiz savuşmak. take from almak
  • zapt
  • zapt etme
  • zapt etmek
  • zapt etmek absorbent içe çekici
  • zapt olunma
  • zapt olunmak
  • zapt ve müsadere ilamı
  • zaptedilmez
  • zaptedilmiş şeyi geri almak
  • zaptetme
  • zaptetmek
  • zaptetmek. chain down
  • zaptiye
  • zaptolunamaz
  • zaptolunmak
  • zar
  • zar atma
  • zar atıldı
  • zar bağlamak. filminess zarla veya ince bir tabaka ile kaplı olma. filmy zarlı
  • zar kanatlılar
  • zar veya domino üzerindeki nokta
  • zar veya ince bir örtü ile kaplamak
  • zar zor
  • zar zor geçinmek.
  • zar zor yetmek.
  • zar şeklinde kesmek
  • zar şeklinde kesmek. dicebox zar atmaya mahsus kupa. Ioaded dice hileii zar.
  • zarafet
  • zarafet ve incelikten yoksun. bourgeoisie' orta sınıf
  • zarafet.
  • zarafetsiz
  • Zaragoza
  • Zaragoza ili
  • zarar
  • zarar beklentisi
  • zarar görmemiş
  • zarar görmemiş.
  • zarar olarak kabul edilen miktar
  • zarar verecek şekilde.
  • zarar verici. mischievously yaramazca
  • zarar verme.
  • zarar vermek
  • zarar vermek niyetiyle
  • zarar vermek.
  • zarar veya ıstırap vermek isteyen. malignantly kötü niyetle.
  • zarar yazmak
  • zarar ziyan . cry havoc savaşlarda askere yağma emri vermek. make havoc of harabeye çevirmek
  • zarar, hasar
  • zarar, kayıp
  • zarar.
  • zarara geçmek. write one' own ticket isteğine göre yolunu çizmek. write out yazıya dökmek
  • zararda olan
  • zararlı
  • zararlı ilâç vermek
  • zararlı ot
  • zararlı yazılım
  • zararlı şey
  • zararlı şey veya kimse
  • zararlı şeyler
  • zararsız
  • zararsız büyü. magical büyü gibi
  • zararsız hale getirmek
  • zararsız. harmlessly zararsız bir şekilde. harmlessness zararsızlık
  • zararı ödeme
  • zararı ödemek. restorable yeniden sağlanabilir
  • zararına
  • zararına satmak
  • zararına. pay his expenses masraflarını ödemek. with no expense to you bedava
  • zararını telafi etmek
  • zarda gelen sayı
  • zardan ibaret
  • zarf
  • zarf açacağı
  • zarf içinde. under cover of perdesi altında
  • zarf-fiil
  • zarfında
  • zargana
  • zarif
  • zarif bir şekilde
  • zarif söz
  • zarif uyuzotu
  • zarif ve hayal mahsulü yazı
  • zarif.
  • zarif. beautifully güzel bir şekilde.
  • zarif. superbly muhteşem bir şekilde
  • zarif. tactfully zarifçe. tactfulness incelik
  • zarif. taste fully zevkle. tastefulness zevk
  • zariflik
  • zarla oynanan bir oyun. crapshooter zar oyunu oynayan kimse.
  • zarp musluğu
  • zarta
  • zarta çekmek.
  • zaruret
  • zarurete düşmüş
  • zaruri
  • zarâfetle
  • zat
  • zata mahsus
  • zaten
Page 1 of 4Next →